Ana Sayfa Ceza Hukuku Adli kontrol (CMK 109) nedir?

Adli kontrol (CMK 109) nedir?

-

Adli kontrol nedir (CMK 109)

Adli kontrol nedir? Adli kontrol, suç işlediği iddia olunan, suç işlediğine dair hakkında kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanığın hakim veya mahkeme kontrolünde bulunmasıdır. Adli kontrol tedbiri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 109. maddesinde düzenlenmiştir.

Adli kontrol (CMK 109), tutuklama koruma tedbirine alternatif olarak düzenlenen, bağımsız, geçici ve kendisine başvurulma amacı sağlamak için kullanılan araç olma özelliğine sahip bir koruma tedbiridir.

CMK 109 maddesine göre sorgu hâkimi soruşturma esnasında, şüpheliyi bir veya birden fazla mecburiyetlere tâbi tutabilir. Bu tedbir çeşitleri, her zaman değiştirilebilir, bir veya birden çok yeni yükümler getirilebilir. Adli kontrol tedbirine de diğer koruma tedbirleri gibi sadece ceza yargılamasının yapılabilmesi ve hükmün infaz edilebilmesi için başvurulur.

Adli kontrolün amacı şüpheli veya sanığın kaçmasını veya delilleri karartmasını önlemek amacıyla ceza muhakemesinin sağlıklı bir şekilde yapılmasını ve muhakeme sonunda verilecek hükmün infazını sağlamaktır.

Adli kontrol ile denetimli serbestlik birbirinden farklı kurumlardır. Denetimli serbestlik cezanın infazı aşamasında uygulanır. Adli kontrol tedbiri ise soruşturma ya da kovuşturma aşamasında uygulanır.

Adli kontrol şartları nelerdir (CMK 100)

Bu tedbir diğer koruma tedbirlerinde olduğu gibi kişi özgürlüklerini sınırlar. Bu tedbir tutuklamanın koşulları bulunması halinde uygulanır. CMK 100/2 maddesindeki şüpheli veya sanığın kaçma, delilleri karartma veya tanık ve mağdurları etkileme, kaçma girişiminde bulunma veya diğer delilleri gizlemeye dair somut olgular oluştuğunda ve CMK 100/3 maddesindeki katalog suçlar söz konusu olduğunda tutuklama tedbirine başvurulabilir.

Bu tedbirlere başvurulurken orantılılık ilkesinin gözetilmesi yani bunlara başvurulmak suretiyle elde edilecek yarar ile ulaşılan sonuç arasında bir orantı olması gerekir.

Şüpheli veya sanık hakkında karar verilebilmesi için somut olayda öncelikle CMK 100‘deki şartların oluşması gerekir. Tutuklama şarlar şunlardır:

  1. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması (CMK 100/1-2)
  2. Bir tutuklama nedeninin bulunması (CMK 100/1)
  3. Tutuklama nedeninin var sayılabilmesi- katalog suçlar (CMK 100/3)

Adli kontrol tedbirleri / yükümlülükleri nelerdir

Adli kontrol tedbirleri/yükümlülükleri CMK 109/3 maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Madde metnindeki yükümlülükler dışında başka bir yükümlülük belirlemek mümkün değildir. Şüpheli veya sanık hakkında birden çok tedbir uygulanabilir. Örneğin somut olayın özelliklerine göre, şüpheli veya sanık hakkında hem yurt dışına çıkma yasağı hem de belirlenen yerlere düzenli olarak başvurma tedbirine başvurulabilir. Bu tedbirler şunlardır:

Yurt dışına çıkış yasağı

Yurt dışına çıkma yasağı, CMK 109/3-b(a) bendinde düzenlenmiştir. Yurt dışına çıkış yasağı ile şüpheli veya sanıkların yurt dışına çıkmalarına yasak konulabilmesi yükümlülüğü kabul edilmiştir. Bir kimsenin yargılanabilmesi için kanunun gösterdiği istisnalar hariç sanığın duruşmaya gelmesi bir zorunludur. CMK 193 maddesi uyarınca sanığın gıyabında yargılama yapılması ve sanığın aleyhinde karar verilmesi mümkün değildir. Yargılamanın sağlıklı şekilde yapılmasını sağlamak için de yurt dışı yasağı tedbirine başvurulabilir.

Yurt dışına çıkma yasağı, tutuklama koruma tedbirinden avantajlı ve daha hafif bir koruma tedbiridir. Bir olayda yurt dışına çıkarmama maksadıyla kullanılan bu tedbir sayesinde hak ve özgürlük kısıtlayan tutuklama önlemine gerek kalmamaktadır nitekim orantılılık ilkesi kapsamında şartlar oluştuğunda tutuklama yerine bu tedbire hükmedilmelidir.

Bir suçtan dolayı şüpheli veya sanığın ülke sınırları dışına çıkmasının engellenmesini kapsayan bu yükümlülük; soruşturma veya kovuşturma aşamasında şüpheli veya sanığı ülkede tutarak, gerektiğinde onun mahkemede hazır bulunmasını ve böylece delil olarak değerlendirilebilecek beyanlarından yoksun kalınmamasını ve sonuç cezada mahkûmiyete hükmedilirse mahkûm olduğu cezanın infazını sağlayan geçici bir tedbirdir.

Yurt dışına çıkmama yükümlülüğünün yerine getirilmesi için soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliği, kovuşturma evresinde yetkili yargılama makamı bu yükümlülüğe dair kararını Cumhuriyet savcılığına gönderir. Cumhuriyet savcılığı da kararı yerel emniyet makamlarına yerine getirilmesi için gönderir. Yerel emniyet makamları da bu kararı en hızlı şekilde sınır kapılarına, şüpheli veya sanığın nüfusa kayıtlı olduğu il emniyet müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirerek infazı gerçekleştirilir.

Bu kararın infazı, hakkında bu yükümlülük verilen kişi yurt dışına çıkmak istediğinde, Türk vatandaşı ise sınırdaki kolluk görevlisi tarafından pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat belgesi elinden alınır. Yabancı uyruklu ise pasaportu alınmamak suretiyle, yurt dışına çıkmama kararının mümkünse bir örneği, mümkün değilse kararın verildiği tarih ve sayısı ile kararı veren makam bildirilerek, yurt dışına çıkmasına izin verilmez.

Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak

Hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süre içinde başvurma yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın işlediği suçun niteliği, hakkındaki var olan tutuklama sebebi, kültürel, sosyal ve ekonomik durumuna göre şüpheli veya sanığın usul işlemlerinde hazır bulunmasını sağlamak, suç işlemesine veya kaçmasına engel olmak amacıyla yetkili hâkim veya mahkeme tarafından belirlenen yerlere belirtilen aralıklarla başvurmasıdır.

Söz konusu yerler jandarma veya polis kollukları olabilir. Örneğin şüpheli veya sanığın yerleşim yerindeki yerel emniyet makamlarına, karakollara, yerel muhtarlıklara, bir veya iki günde bir veya haftada bir başvurmaya zorunlu olduğuna karar verilebilir bununla birlikte bu yerler şüpheli veya sanığın eğitim göreceği, çalışacağı yerler de olabilir. Adli Kontrol Yönetmeliği’nin 22/1-7 fıkraları arasında düzenlenen bu yükümlülük, şüpheli veya sanığın belirli yerlere, belirtilen aralıklarla başvurmasını ifade eder.

Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde mesleki uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak

Şüpheli veya sanığın çağrılara uyma yükümlülüğüne işlediği suç nedeniyle hakkında yapılacak soruşturma veya kovuşturma işlemlerinin tamamlanması ve hazır bulunmasını sağlamak amacıyla karar verilebilir. Bu yükümlülük Adli Kontrol Yönetmeliği’nin 23/1-7. fıkraları arasında düzenlenmiştir.

Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek

Şüpheli veya sanığın her türlü taşıtı veya bazılarını hükümde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kullanamamasını ve hükümde öngörülmüş ise sürücü belgesini makbuz karşılığı teslimini ifade eder. Bu yükümlülük Yönetmelik’in 24/1-8. fıkraları arasında düzenlenmiştir.

Uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etmek

Tedavi veya hastaneye yatma yükümlülüğü, niteliği itibariyle işlediği suç nedeniyle şüpheli veya sanığın tutuklanmasına alternatif bir tedbir değildir. Bu tedbirin amacı madde bağımlısı şahsın yargılama faaliyetine sağlıklı bir şekilde katılımını sağlamaktır. Bu yükümlülük Yönetmelik’in 25. maddesinde düzenlenmiştir.

Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek

Silah kavramı CMK 6/1-b bendinde tanımlanmıştır. Şüpheli veya sanığın üzerine atılı suçun silahla işlenmesi halinde, suça konu olan silah suç delil ve aracı olduğundan CMK 126-132 uyarınca “el koyma” işlemine tabi tutulur. Bu yükümlülük Yönetmelik’in 27. maddesinde düzenlenmiştir.

Güvence verme / kefalet

Güvence/kefalet, ceza yargılamasında tutuklamaya hükmedilmesini veya tutuklama kararının infazını engelleyen alternatif kurumlardan biridir. Hâkim sanığın güvenceyi yakmak yerine kaçmamayı tercih edeceğini düşündüğü bir miktarı güvence parası olarak belirler.

Güvence kavramı CMK 109 ve devamı maddelerinde düzenlenen “şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek güvence miktarını yatırmak” şekilde düzenlenmiştir.

Şüphelinin gösterdiği güvenceden kanunda gösterilen sıraya göre önce katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararın giderilmesi ve eski hale getirme, sonra kamusal giderler ve en son para cezalarına ilişkin ödemelerin yapılması sağlanır. Şüpheli veya sanığı güvence göstermeye hükmedildiğinde güvencenin karşıladığı kısımları ayrı ayrı göstermek gerekir ayrıca güvenceyi şüpheli veya sanık bizzat kendisi göstermelidir. Üçüncü kişilerin güvence göstermesine CMK‘da imkân tanınmamıştır.

Şüpheli veya sanığın bütün usul işlemlerinde, hükmün infazında veya tabi olduğu yükümlülüklerinin hepsini yerine getirilmişse güvencenin karşılayan kısmı şüpheli veya sanığa geri ödenir. Ayrıca sanığın ekonomik durumu göz önüne alınacak miktarı ve ödeme süreleri hâkimin takdirindedir.

Güvencenin peşin veya taksitli olarak yatırılmasına hükmedilebilir bunun yanında hâkim, verdiği kararında güvencenin miktarını, türünü; para olarak hükmettiği takdirde taksit ile ödenip ödenmeyeceğini eğer takside karar verdiyse taksit sayısı ve ödeme zamanlarını da belirtmelidir.

Şüpheli veya sanığın CMK 113/1-f, b(a) fıkralarındaki yükümlülüklere uyması sonucunda güvence yükümlüsüne iade edilir. Sanık hakkında mahkûmiyete hükmedilmesi durumunda ise, sanığın CMK 113/1 uyarınca yüklenen yükümlülüklere uyması durumunda kamusal giderler ve para cezaları güvenceden alınır, geriye kalan kısım sanığa iade edilir.

Çocuklar için öngörülen yükümlülükler

Çocuk Koruma Kanunu’nda çocuk şüpheli veya sanık için tedbirler belirlenmiştir. Çocuk Koruma Kanunu’nun 20/1 fıkrasına göre, CMK 109 maddesinde sayılanlarla aşağıdaki tedbirlerden bir veya bir kaçına karar verilebilir.

  1. Belirlenen “çevre sınırları” dışına çıkmamak
  2. Belirlenen “bazı yerlere gidememek” veya ancak “bazı yerlere gidebilmek”
  3. Belirlenen “kişi ve kuruluşlarla” ilişki kurmak

Adli kontrol kim tarafından talep edilir

Cumhuriyet savcısı, adli kontrole hükmedilmesini istediğinde bu tedbir için gerekli deliller ile birlikte şüphelinin yükümlülük altına alınmasını sulh ceza hâkiminden isteyebilir. Ceza muhakemesinde bu tedbire hâkim karar verir. Sulh ceza hâkimi bu talebi kabul edebileceği gibi reddedebilir. Cumhuriyet savcısı, talebinin reddedilmesi durumunda CMK 268 maddesi kapsamında üst mahkemeden tedbir kararı isteyebilir.

Şüpheli de CMK 104/1 maddesine göre tutuklama kararı veren mahkemeden bu kararın kaldırılarak serbest bırakılmasını isteyebileceği gibi CMK 103/1 maddesine göre hakkında tedbir uygulanmasını da isteyebilir.

Adli kontrol kararı vermeye yetkili mahkeme

Adli kontrol kararı soruşturma veya kovuşturma aşamasında verilebilir. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında karar vermeye yetkili mahkemeler şunlardır:

Soruşturma aşaması: Cumhuriyet savcısının şüpheli hakkında tedbir uygulanmasına ilişkin talebi sulh ceza hâkimi tarafından karara bağlanacaktır. Bu hususta yetkili olan sulh ceza hâkimi soruşturmanın yapıldığı yer sulh ceza hâkimliğidir. CMK 110 maddesinde belirtilen hâkimin Cumhuriyet savcısının talebi üzerine yükümlülükleri azaltması, artırması, değiştirmesi veya tamamen kaldırması sağlanarak yargılamada esneklik sağlanmıştır. Ayrıca CMK 111/2 maddesine göre adli kontrol kararlarına itiraz edilebilir. İtirazın usulü ise CMK 268 ve devamı maddelerde belirlenmiştir.

Kovuşturma aşaması: Kovuşturma evresinde de bu yönde karar verilebilir. Kararı davada hangi mahkeme görevli ise o verecektir. Kovuşturma evresinde Cumhuriyet savcısının talebi üzerine ya da hakim resen karar verebilir. CMK 104 maddesine göre tutuklu kişi serbest bırakılmasını ya da adli kontrole karar verilmesini talep edebileceğinden ve bunu kovuşturmanın her aşamasında isteyebileceğinden bu talepler Bölge Adliye Mahkemeleri ve Yargıtayda da değerlendirilir.

Adli kontrol kararına itiraz

Adli kontrole itiraz edilebilir mi? CMK 111/2 maddesine göre adli kontrol kararına itiraz edilebilir. İlk olarak şüpheli veya sanık ilk kez adli kontrol altına alınmasına ilişkin karara itiraz edebilir. Bunların dışında, şüpheli, sanık ya da müdafi adli kontrolün kaldırılmasına, değiştirilmesine veya daraltılmasına dair istemlerin reddine ilişkin karara da itiraz edebilir. İtirazın usulü ise CMK 268 ve devamı maddelerde belirlenmiştir. Bu bağlamada hakimin verdiği karara bir üst mahkemeye itiraz edilebilir. Karara yapılan itiraz CMK 268 maddesine göre incelenir.

CMK 267 maddesine göre Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir. Bu hüküm ışığında bu tedbir itiraza tabidir.

Adli kontrol kararının kaldırılmasına itiraz edilebilir mi

Şüpheli, sanık ya da müdafi adli kontrolün kaldırılmasına itiraz edebilir. Ayrıca adli kontrolün değiştirilmesine veya daraltılmasına dair istemlerin reddine ilişkin karara da itiraz edebilir. İtirazın usulü ise CMK 268 maddesi ve devamı maddelerde belirlenmiştir.

Adli kontrol karının kaldırılmasına itiraz süresi

CMK 111 maddesine göre soruşturma ve kovuşturma evresinde hakim veya mahkemenin adli kontrol kararlarına karşı, bu kararların değiştirilmesi ya da kaldırılmasına yönelik itirazda bulunulabilir. İtiraz kanun yolu CMK 267-271 arası düzenlenmiştir. Kararın kaldırılmasına itiraz süresi CMK 268 maddesine göre kararın öğrenildiği tarihten itibaren yedi (7) gündür. İtiraz edecek kişi talebini yazılı olarak iletebileceği gibi sözlü olarak tutanağa geçirmek suretiyle de yapabilir.

Adli kontrol süresi

Adli kontrol süresi ne kadardır? Adli kontrol ne zaman kalkar? CMK 109 maddesinde herhangi bir adli kontrol süresi öngörülmemiştir. Bununla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı CMK 103 maddesinde yer alan yetkisi ile veya kişinin Cumhuriyet savcısına veya mahkemeye başvurarak bu kararın kaldırılmasını isteyebilir. 5271 sayılı CMK’da soruşturma aşamasındaki sürenin iddianamenin kabul edilmesi ile başlayan kovuşturma aşamasında sona ereceğine yönelik açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Adli kontrol tedbirine uymama / ihlal

Adli kontrole uymama durumunda ne olur? CMK 112’ye göre kararı isteyerek yerine getirmeyenler hakkında yaptırım uygulanabilir. Soruşturma veya kovuşturma evresinde yükümlülüğe uymayan şüpheli veya sanık için suçunun öngörülen cezası ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir.

Adli kontrol imza ihlali

Adli kontrol imza ihlali durumunda ne olur? CMK 112’ye göre kararı isteyerek yerine getirmeyenler hakkında yaptırım uygulanabilir. Soruşturma veya kovuşturma evresinde yükümlülüğe uymayan şüpheli veya sanık için suçunun öngörülen cezası ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir.

Adli kontrol şartı ile serbest bırakılan kişinin tutuklanması mümkün mü

Adli kontrol tedbirine uymama halinde, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenen bu durum tutuklanması talebiyle hakimden istemde bulunularak hakim takdirine bırakılır. Kovuşturma aşamasında ise mahkeme yine Cumhuriyet savcısının istemi üzerine ya da kendiliğinden yükümlülüklerin ihlal edilmesi durumunda tutuklama kararı verebilir.

Adli kontrolde geçen süre cezadan mahsup edilir mi

CMK 109/6 maddesine göre adli kontrol altında geçen süre, şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Ancak CMK 109/6 maddesinde bazı istisnalar da öngörülmüştür.

Adli kontrol kaldırma dilekçesi örneği

Adli kontrol kaldırma dilekçesi örneği aşağıda verilmiştir.

…. Sulh Ceza Hakimliğine

Şüpheli                           :

TC kimlik no                    :

Adres                              :

Müdafii                            :

Adres                              :

Konu                               : …… Sulh Ceza Hakimliğinin …/…/2020 tarihli ve 2019/…. Sorgu sayılı dosyasında adli kontrol kararına karşı itiraz dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR                  :

…… Sulh Ceza Hakimliğinin …/…/2020 tarihli ve 2019/…. Sorgu sayılı ile müvekkilin üzerine atılı “………” suçu dolayısıyla yurt dışına çıkmamak (Bu alana hakkınızda uygulanan adli kontrol tedbirini yazınız) suretiyle adli kontrol altına alınmasına karar verilmiştir. Verilen adli kontrol kararı usule, yasaya ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırıdır.

………………. (Bu alana hakkınızda uygulanan adli kontrol tedbirinin neden hukuka aykırı olduğunu kısaca belirtiniz)

Şüpheli; sabit yerleşim yeri sahibidir. Şu ana kadar herhangi bir suça karışmamıştır ve herhangi bir sabıka kaydı bulunmamaktadır. Kaçma ihtimali bulunmamaktadır. Suça ilişkin olan bütün deliller toplanmış ve muhafaza altına alınmıştır. Delilleri karartma şüphesi bulunmamaktadır.

Bu nedenlerden dolayı adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz.

Sonuç ve Talep                      : Yukarıdaki nedenlerden dolayı; ……. Sulh Ceza Hakimliğinin …/…/… tarihli ve 2019/…. sorgu sayılı adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz.

Adli kontrol nedir? itiraz nasıl yapılır? itiraz dilekçesi nasıl yazılır? süresi ne kadar? kararın kaldırılması kararına itiraz nasıl yapılır? 2019-2020.

İçindekiler tablosu

Bireysel Başvuruhttp://www.bireyselbasvuru.com.tr
Ceza hukuku avukat, idare hukuku avukat, gayrimenkul hukuku avukat, icra iflas hukuku avukat, vergi hukuku avukat, tazminat hukuku avukat, medeni hukuk avukat, ticaret hukuku avukat, borçlar hukuku avukat, iş hukuku avukat, fikir ve sanat eserleri hukuku, eşya hukuku, miras hukuku, aile hukuku, insan hakları hukuku, bireysel başvuru avukat.

Son yazılar

Adli kontrol itiraz dilekçesi örneği

Adli kontrol itiraz dilekçesi Adli kontrol itiraz dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır. Adli kontrole itiraz edilebilir mi? CMK...

Sanık ne demek (CMK 2) Sanık hakları nelerdir?

Sanık ne demek? CMK sanık hakları nelerdir? Sanık müdafii nedir? Sanık beyanı nedir? Kime sanık denir? Şüpheden sanık yararlanır ne demek?
Sanık ne demek (CMK 2) Sanık ne demek? Sanık kavramı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 2. maddesinde...

Şüpheli (CMK 2) ne demek? Şüpheli hakları nelerdir?

Şüpheli ne demek? Basit şüphe, makul şüphe, kuvvetli şüphe, yeterli şüphe nedir? Suç şüphelisi, suç şüphesi, şüpheli hakları nelerdir?
Şüpheli ne demek (CMK 2). Şüpheli kime denir Şüpheli ne demek? Şüpheli kavramı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nın...

Adli kontrol (CMK 109) nedir?

Adli kontrol nedir Adli kontrol kararına itiraz nasıl yapılır Adli kontrol kararına itiraz dilekçesi nasıl yazılır Adli kontrol süresine kadar Adli kontrol kararının kaldırılması kararına itiraz nasıl yapılır
Adli kontrol nedir (CMK 109) Adli kontrol nedir? Adli kontrol, suç işlediği iddia olunan, suç işlediğine dair hakkında...

İddianame nedir (CMK 170-174)

İddianame Nedir? Örnekler ve iade sebepleri nelerdir? İddianamenin iadesine itiraz nedenleri ve şartları nelerdir? İddianame nasıl hazırlanır ve yazılır?
iddianame nedir (CMK 170-174) İddianame nedir? İddianame, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 170/2 fıkrasına göre soruşturma evresi sonunda toplanan...

En çok okunanlar

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz
Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz. Anayasa Mahkemesi...

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı
Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı AİHM, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek...

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir? Bireysel başvurunun tanımı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru, temel hak ve...

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir (konu bakımından yetki)?

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir?
Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar hakkında kısa bilgiler. Bireysel başvuruya konu edilebilecek haklar nelerdir? Hangi...

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır
Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır Su kirliliğinin çevresel etkileri yaşam alanlarımız ve toplum sağlığı...