Ana Sayfa Bireysel Başvuru Bireysel Başvuru Nedir Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru karar türleri neler?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru karar türleri neler?

-

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru karar türleri hangileridir?

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru karar türleri şu şekildedir: Geçici tedbir kararları, ihlal kararı, ihlal edilmediği kararı, tazminat kararı, yargılamanın yenilenmesi kararı, kabul edilebilirlik kararı, kabul edilemezlik kararı, düşme kararı ve diğer kararlar şeklinde sıralanabilir.

AYM bireysel başvuru kabul edilebilirlik kararı / kabul edilemezlik kararı

Bireysel başvuru hakkında AYM tarafından kabul edilebilirlik kararı verilebilmesi için 6216 sayılı Kanun‘un 45 ila 47. maddelerde öngörülen şartların taşınması gerekir. AYM, Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebilir.

Kabul edilebilirlik incelemesi komisyonlarca yapılır. Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına karar verilen başvurular hakkında, kabul edilemezlik kararı verilir. Kabul edilemezlik kararları kesindir ve ilgililere tebliğ edilir.

AYM bireysel başvuru geçici tedbir kararı nedir?

AYM tarafından geçici tedbir kararı verilmesi mümkündür. Geçici tedbirler, telafisi mümkün olmayan bir zararın meydana gelmesine dair olası bir riskin bulunduğu durumlarda uygulanan acil durum tedbirleridir. Geçici tedbirlerdeki temel amaç, başvurunun sonucunda verilecek kararın ve etkinliğinin korunmasıdır. Bununla birlikte başvurucu lehine esas karardan önce koruma sağlama işlevi de görmektedir.

Geçici tedbir talebi bireysel başvuru sırasında ileri sürülebilir ve bu konudaki değerlendirme, kabul edilebilirlik veya esasa yönelik kararlardan bağımsız olarak yapılır. Bir başvuruya ilişkin geçici tedbir kararı verilmiş olması, esasa ilişkin inceleme sonucunda ihlal kararı verileceği anlamına gelmez.

6216 sayılı Kanunuun 49(5) fıkrasında geçici tedbiri şu şekilde düzenlemiştir:

“Bölümler, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tedbire karar verilmesi hâlinde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar.”

AYM İçtüzüğü 73(1) fıkrasındaki düzenleme ise şöyledir:

“Başvurucunun yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik ciddi bir tehlike bulunduğunun anlaşılması üzerine, Bölümlerce esas inceleme aşamasında gerekli tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verilebilir.”

Tedbire karar vermesi hâlinde gereğinin ifası için bunu ilgili kişi ve kurumlara bildirir.

Tedbir kararı verilen başvurunun esası hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Tedbirin devamı konusunda yeni bir karar alınmadığında, başvurucunun hakkının ihlal edilmediğine ya da başvurunun düşmesine karar verildiği durumlarda tedbir kararı kendiliğinden kalkar.

Kişinin yaşam, maddi manevi bütünlüğüne yönelik verilebilecek tedbir kararları (a) başvurucuların sağlıkları ve tutulma koşulları, (b) sınır dışı etme ve suçluların iadesiyle ilgili olabilmektedir. Ayrıca bariz adaletsizlik, yargılamanın selameti, aile birliğinin korunması, sokağa çıkma yasağı ile ilgili tedbir değerlendirmesi yapılabilmektedir.

İhlal kararı / ihlal edilmediği kararı ne demek?

6216 sayılı Kanun’un Kararlar başlıklı 50. maddesine göre esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir.

İhlal mahkeme kararından kaynaklanmışsa

6216 sayılı Kanun’un 50(2) fıkrasına göre tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.

Tazminat kararı

Tazminat miktarının tespitinin, daha ayrıntılı bir incelemeyi gerektirmesi hâlinde, Bölüm bu konuyu kendisi karara bağlamaksızın genel mahkemelerde dava açılması yolunu gösterebilir.

AYM, tazminat talebinde bulunmayan başvuruculara resen tazminat vermemektedir. Bu tür başvurularda AYM ihlalin tespit edilmesiyle yetinmektedir. Çok istisnai durumlarda Mahkeme’nin, bir talep olmamasına rağmen, maddi tazminat değerlendirmesi yaptığı ve manevi tazminata hükmettiği kararlar bulunmakla bilrikte temel yaklaşım ve son uygulama, tazminat talebinin mutlaka bulunması gerektiği yönündedir.

Bu nedenle hak ihlalinin tazmin edilmesi yoluyla giderilmesini isteyen başvurucular,  tazminat talebinde bulunmayı unutmamalıdır. AYM başvurucuların talep ettiklerinden daha düşük bir tazminata hükmedebilir fakat daha fazla bir miktarda tazminata hükmedemez. Bu da dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli noktadır. Manevi tazminatlar yönünden sadece “tazminat talep ediyorum” şeklindeki bir ifade dahi Anayasa Mahkemesi tarafından herhangi bir üst sınır kaydı olmadan belirlenecek manevi tazminat için yeterli saymaktadır.

AYM kural olarak maddi tazminata hükmetmemektedir. Maddi tazminat talebi bulunsa bile bu yönde karar verilmemektedir. Mahkeme’ye göre maddi zararı ve tazminatı hesaplama görevi derece mahkemelerine aittir. Manevi tazminat konusunda ise talep bulunması durumunda ve ihlal kararı verilmişse tazminata hükmedilebilmektedir.

Yargılamanın yenilenmesi kararı

6216 sayılı Kanun’un 50(2) fıkrasına göre tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), normal şartlarda yeniden soruşturma açılması veya yargılamanın yenilenmesi konusunda bir karar vermemekte bu konu Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin takibine bırakılmaktaydı. Ancak son yıllarda bu yönde kararlar, Sözleşme’nin 46. maddesi uyarınca verilmeye başlanmıştır. Mahkeme, bu soruşturma süreçlerinde neye dikkate edilmesi gerektiğini de vurgulayabilmektedir. Dostane çözüm ve tek taraflı bildirimler de yeniden yargılamanın kapsamına alınmıştır (Bu konuda şu makaleye bakınız: insan hakları tazminat komisyonu uzun yargılama ve mahkeme kararlarının icrasına ilişkin dosyaları inceleyecek).

Düşme kararı

AYM, başvurucunun davadan açıkça feragat etmesi, davasını takipsiz bıraktığının  anlaşılması, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kalkmış olması durumunda düşme kararı verir. Bölümler ya da Komisyonlarca saptanan bir gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmemesi halinde de düşme kararı verilecektir.

Bireysel başvuru hakkının kötüye kullanılması ve para cezası

6216 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre; bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine, yargılama giderlerinin dışında, ayrıca ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasına hükmedilebilir.

AYM İçtüzüğü’nün 83. maddesine göre; başvurucunun istismar edici, yanıltıcı ve benzeri nitelikteki davranışlarıyla bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığının tespit edilmesi hâlinde incelemenin her aşamasında başvuru reddedilir ve yargılama giderleri dışında, ilgilinin ikibin Türk Lirasından fazla olmamak üzere disiplin para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilebilir. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru karar türleri, AYM karar türleri.

Bireysel Başvuruhttp://www.bireyselbasvuru.com.tr
Ceza hukuku avukat, idare hukuku avukat, gayrimenkul hukuku avukat, icra iflas hukuku avukat, vergi hukuku avukat, tazminat hukuku avukat, medeni hukuk avukat, ticaret hukuku avukat, borçlar hukuku avukat, iş hukuku avukat, fikir ve sanat eserleri hukuku, eşya hukuku, miras hukuku, aile hukuku, insan hakları hukuku, bireysel başvuru avukat.

Son yazılar

Adli kontrol itiraz dilekçesi örneği

Adli kontrol itiraz dilekçesi Adli kontrol itiraz dilekçesi örneği aşağıda yer almaktadır. Adli kontrole itiraz edilebilir mi? CMK...

Sanık ne demek (CMK 2) Sanık hakları nelerdir?

Sanık ne demek? CMK sanık hakları nelerdir? Sanık müdafii nedir? Sanık beyanı nedir? Kime sanık denir? Şüpheden sanık yararlanır ne demek?
Sanık ne demek (CMK 2) Sanık ne demek? Sanık kavramı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 2. maddesinde...

Şüpheli (CMK 2) ne demek? Şüpheli hakları nelerdir?

Şüpheli ne demek? Basit şüphe, makul şüphe, kuvvetli şüphe, yeterli şüphe nedir? Suç şüphelisi, suç şüphesi, şüpheli hakları nelerdir?
Şüpheli ne demek (CMK 2). Şüpheli kime denir Şüpheli ne demek? Şüpheli kavramı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nın...

Adli kontrol (CMK 109) nedir?

Adli kontrol nedir Adli kontrol kararına itiraz nasıl yapılır Adli kontrol kararına itiraz dilekçesi nasıl yazılır Adli kontrol süresine kadar Adli kontrol kararının kaldırılması kararına itiraz nasıl yapılır
Adli kontrol nedir (CMK 109) Adli kontrol nedir? Adli kontrol, suç işlediği iddia olunan, suç işlediğine dair hakkında...

İddianame nedir (CMK 170-174)

İddianame Nedir? Örnekler ve iade sebepleri nelerdir? İddianamenin iadesine itiraz nedenleri ve şartları nelerdir? İddianame nasıl hazırlanır ve yazılır?
iddianame nedir (CMK 170-174) İddianame nedir? İddianame, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 170/2 fıkrasına göre soruşturma evresi sonunda toplanan...

En çok okunanlar

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz
Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz. Anayasa Mahkemesi...

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı
Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı AİHM, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek...

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir? Bireysel başvurunun tanımı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru, temel hak ve...

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir (konu bakımından yetki)?

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir?
Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar hakkında kısa bilgiler. Bireysel başvuruya konu edilebilecek haklar nelerdir? Hangi...

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır
Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır Su kirliliğinin çevresel etkileri yaşam alanlarımız ve toplum sağlığı...