Ana Sayfa Cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin OHAL'de kısıtlanması

Cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin OHAL’de kısıtlanması

-

Cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin OHAL döneminde kısıtlanması

Cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin OHAL döneminde kısıtlanması hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı. AYM, OHAL döneminde cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması  hakkında güncel bir karar verdi (cezaevinde eğitim hakkı). AYM, İbrahim Kaptan (B. No: 2017/30510, 18/7/2018) bireysel başvurusunda OHAL döneminde cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması suretiyle kötü muamele yasağı ve eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin şikayeti kabul edilemez buldu. (kararın basın duyurusuna buradan ulaşabilirsiniz).

Başvurucu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardında FETÖ/PDY üyesi olduğu iddiasıyla tutuklanarak cezaevine konulmuştur.

Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının “Tutuklular Hakkında Uygulanacak Eğitim ve İyileştirme Faaliyetlerinin Uygulanması” başlıklı kararıyla FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklananların eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine dâhil edilmemesine karar verilmiştir.

Karar gerekçesinde OHAL sürecinin devam ettiği ve FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında tutuklananların sayısal olarak çok olduğu belirtilmiş ve güvenlik zafiyeti yaşanmaması amacıyla söz konusu tedbirin alındığı vurgulanmıştır.

Başvuru, tutuklu bulunulan cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması nedeniyle kötü muamele yasağının ve kötü muamele yasağıyla bağlantılı olarak eşitlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

Cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması ve AİHS

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS / Sözleşme) “İşkence yasağı” başlıklı 3. maddesi şöyledir:

“Hiç kimse işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamaz.”

AİHM’nin cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması konusuna yaklaşımı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), hükümlü ve tutukluların AİHS‘de yer alan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahip olduğunu pek çok kararında yinelemiştir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2) [BD], B. No: 74025/01, 6/10/2005, § 69). Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi kurumda güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin olması durumunda sahip olunan haklar sınırlanabilir (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983, §§ 99-105).

Cezaevinde tutukluluk koşulları ve AİHM

AİHM, AİHS’nin 3. maddesi çerçevesinde cezaevinde tutulma koşullarını değerlendirirken başvurucular tarafından yapılan somut olaylara ilişkin iddialarla birlikte koşulların bir bütün olarak gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir (Dougoz/Yunanistan, B. No: 40907/98, 6/3/2001, § 46). Bu kapsamda önlemlerin şiddeti, süresi, amacı ve ilgili üzerindeki etkileri birlikte değerlendirilmelidir (Van der Ven/Hollanda, B. No: 50901/99, 4/2/2003, § 51).

AİHM’e göre infazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahkûmları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma sokmaması gerekir. Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve gerekli tıbbi yardım sağlanması da insan onuruna yakışır şartların sağlanması için gereklidir (Piechowicz/Polonya, B. No: 20071/07, 17/4/2012, § 162).

Cezaevinde tutukluluk koşullarının yetersizliği konusuna AİHM’nin yaklaşımı

AİHM, Muršić/Hırvatistan [BD] bireysel başvurusunda bir ceza infaz kurumunun koşullarının yetersiz kaldığı iddiasını içeren bir başvuruyu incelemiştir. Hapis cezasının on yedi ayını söz konusu ceza infaz kurumunda geçiren başvurucu; kişisel alanının olmamasından, kötü sağlık ve hijyen koşullarından, yemeklerin kalitesiz olmasından, iş olanaklarının olmamasından, eğlence ve eğitim aktivitelerine erişimin yetersizliğinden şikâyetçi olmuştur (Muršić/Hırvatistan [BD], B. No: 7334/13, 20/10/2016, §§ 79-81).

AİHM; tutulma süreleri, açık havada egzersiz yapma olanağı, mahpusların fiziksel ve ruhsal durumları gibi ilgili faktörlerin tutulma koşullarının güvence altına alınmış olup olmadığına karar vermede önemli bir rol oynadığını hatırlatmıştır.

Somut olayda AİHM, başvurucunun gün içinde vaktinin bir kısmını egzersiz yapma imkânının da bulunduğu bir alanda geçirebildiğini belirterek eğlence ve eğitim faaliyetleri ile ceza infaz kurumunun fiziki koşullarına ilişkin diğer hususlar birlikte değerlendirildiğinde tutulma koşullarının insanlık dışı veya onur kırıcı muamele oluşturduğunun söylenemeyeceğine karar vermiştir (Muršić/Hırvatistan, §§ 154-168).

Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Tavsiye Kararı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin (11/1/2006 tarihli oturumda kabul edilmiş olan) Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının egzersiz ve beden sağlığıyla ilgili kısımları şöyledir:

“27.1. Eğer hava koşulları elveriyorsa, her mahpusun günde en az bir saat açık havaya çıkarak egzersiz yapmasına fırsat verilmelidir.

27.2. Eğer hava elverişsiz olursa mahpusların egzersiz yapmalarına imkân sağlayan alternatif düzenlemeler yapılmalıdır.

27.3. Mahpusların bedensel sağlıklarını geliştirmek ve uygun egzersizler ile boş zaman etkinliklerine imkân sağlamak amacıyla doğru bir biçimde organize edilen faaliyetler cezaevi rejiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturmalıdır.

27.4. Cezaevi yetkilileri uygun tesisat ve ekipman sağlayarak bu tür faaliyetleri kolaylaştırmalıdır.

27.5. Cezaevi yetkilileri ihtiyaç duyan mahpuslar için özel faaliyetler organize edilmesine yönelik düzenlemeler yapmalıdır.

27.6. Spor, oyunlar, kültürel faaliyetler, özel hobiler ve diğer boş zaman uğraşlarını kapsayan eğlendirici fırsatlar yaratılmalıdır ve mümkün olabildiğince mahpusların bu etkinlikleri organize etmelerine izin verilmelidir.

27.7. Mahpusların egzersiz esnasında ve eğlendirici faaliyetlere katılmaları için birbirleriyle bir araya gelmelerine izin verilmelidir.”

Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının eğitim ile ilgili kısımları şöyledir:

28.1. Her cezaevi, mahpusların beklentilerini de dikkate alarak, bireysel eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için onlara mümkün olabildiğince ayrıntılı ve anlaşılır eğitim programları sağlamaya çalışmalıdır.

28.5. Her kurumda mahpusların yararlanması için eğlendirici ve eğitsel kaynak, kitap ve diğer kitle iletişim araçlarıyla yeterli bir biçimde donatılmış zengin bir kütüphane bulunmalıdır.

28.7. Uygulanabildiği ölçüde mahpusların eğitimi (hükümlünün eğitim hakkı);

  1. Ülkenin eğitim ve mesleki eğitim sistemiyle bütünlük içerisinde olmalıdır. Böylece mahpuslar tahliyelerinden sonra herhangi bir zorlukla karşılaşmaksızın eğitim ve mesleki eğitimlerine devam edebilirler;
  2. Dışarıdaki eğitim kurumlarının desteğiyle olmalıdır.”

AYM’nin cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması konusuna yaklaşımı

Başvurucu, tutuklu bulunduğu cezaevinde günde en az bir saat havalandırmada gezinme ve bu alanda bireysel olarak spor yapma imkânına sahiptir.

Ayrıca başvurucu; sakıncalı olmaması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkına, resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkarılan gazete, kitap ve basılı yayınları edinme hakkına sahiptir.

Somut başvuruda başvurucunun açık ve kapalı spor salonları ile kütüphaneden yararlanma gibi eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinden yoksun bırakıldığı (cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması) görülmektedir. Ceza İnfaz Kurumu; tutukluların güvenliğinin sağlanması, örgütsel faaliyetlerin engellenmesi, terör örgütleri tarafından bu kişilerin yönlendirilmesinin ve bu kişilere emir ve talimat verilmesinin önüne geçilmesi amacıyla cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması uygulamasına ihtiyaç duyulduğu yönünde bir gerekçe açıklamıştır.

AYM, Ceza İnfaz Kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi, disiplinin ve güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir, makul gerekliliklerin bulunduğu kanaatindedir.

Öte yandan başvurucunun günde en az bir saat açık havada gezinme imkânına sahip olduğu, bu süre zarfında egzersiz yapma gibi sportif faaliyetlerde bulunabileceği, kitap ve dergi dâhil sakıncalı olmayan her türlü süreli ya da süresiz yayına erişme imkânının bulunduğu ve bilgi edinme konusunda herhangi bir engellemeyle karşılaşmadığı tespit edilmiştir.

Somut olayda AYM, cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması uygulamasının makul gerekliliklere dayanan geçici tedbir olduğu kanaatine vardı. AYM, cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması uygulamasının tutukluluğun niteliğinden kaynaklanan ve tutukluluğa ilişkin kaçınılmaz olarak ortaya çıkan elemin ötesinde Anayasa’nın 17(3) fıkrası yönünden asgari ağırlık derecesinin aşılmadığı sonucuna ulaşmıştır.

AYM, cezaevinde eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin kısıtlanması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin şikayeti kabul edilemez buldu.

Bireysel Başvuruhttp://www.bireyselbasvuru.com.tr
Hukuk alanında en merak edilen konular hakkında avukat ve hukukçulara en güncel hukuki bilgiler. Hukuki sorunlara hukuksal cevaplar...

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen adınızı buraya yazınız

Son yazılar

Bilişim suçları cezası ne kadar. Bilişim suçları cezası kaç yıl.

Bilişim suçları cezası ne kadarBilişim suçları cezası ne kadar? Bilişim suçlarının cezası...

TCK 86-Kasten yaralama suçu nedir?

TCK 86 - kasten yaralama suçu nedir? Kasten yaralamaya teşebbüs suçu nedir? Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi, Kasten yaralama suçu ve haksız tahrik, basit yaralama suçu ve cezası
TCK 86-Kasten yaralama suçu nedir? TCK 86-Kasten yaralama suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 86-88. maddelerinde açıklamıştır....

Takipsizlik kararına itiraz dilekçesi

Takipsizlik kararına itiraz nasıl yapılır Takipsizlik kararına itiraz dilekçesi örneğine aşağıda yer verilmiştir. Aşağıda verilen örnek bilgi amaçlı...

Takipsizlik kararı nedir (CMK 172)

Takipsizlik kararı nedir? Takipsizlik ne demek? Takipsizlik kararına itiraz nasıl yapılır? Süresi ne kadardır? Hangi durumlarda takipsizlik kararı verilir.
Takipsizlik kararı ne demek (CMK 172) Takipsizlik kararı nedir? Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 172/1 maddesine göre Cumhuriyet savcısınca,...

En çok okunanlar

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz
Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz. Anayasa Mahkemesi...

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı
Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı AİHM, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek...

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir? Bireysel başvurunun tanımı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru, temel hak ve...

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir (konu bakımından yetki)?

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir?
Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar hakkında kısa bilgiler. Bireysel başvuruya konu edilebilecek haklar nelerdir? Hangi...

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır
Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır Su kirliliğinin çevresel etkileri yaşam alanlarımız ve toplum sağlığı...