Ana Sayfa AYM Kararları Enis Berberoğlu bireysel başvurusu AYM tarafından reddedildi

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu AYM tarafından reddedildi

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu Anayasa Mahkemesi tarafından reddedildi

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından reddedildi. AYM, Enis Berberoğlu bireysel başvurusu (B. No: 2017/27793) ile ilgili olarak özgürlük ve güvenlik hakkı ile seçilme hakkının ihlal edildiği iddialarını açıkça dayanaktan yoksun buldu. (Karar ilişkin basın bültenine buradan ulaşabilirsiniz)

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu ile ilgili olaylar

Bir gazetede, iki farklı günde yayımlanan haberlerde tırlarda bulunduğu iddia edilen silah ve mühimmata ilişkin fotoğraflara ve bilgilere yer verilmiş, Cumhuriyet başsavcılığı devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, siyasi ve askerî casusluk, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, terör örgütünün propagandasını yapma suçlarından soruşturma başlatmıştır.

Bu kapsamda soruşturma konusu haberlerden dolayı gazeteciler Erdem Gül ve Can Dündar hakkında kamu davası açılmıştır. Bu davanın devamı sürecindeki bazı gelişmeler üzerine Enis Berberoğlu hakkında da suça konu haberlerde yer alan görüntüleri Can Dündar’a veren kişi olduğu iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Ardından kamu davası açılmıştır.

Ağır ceza mahkemesi, başvurucunun cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutuklanmasına karar vermiştir.

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu kapsamında ileri sürülen iddialar

Başvurucu; mahkûmiyet hükmüyle birlikte verilen tutuklama kararının hukuki olmaması nedeniyle özgürlük ve güvenlik hakkının, tutuklama dolayısıyla milletvekilliği görevinin yerine getirilememesi nedeniyle seçilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Anayasa ve tutukluluk / hükümle birlikte tutukluluk

Anayasa’nın “kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:

“Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.

Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; … halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.”

AİHS ve tutukluluk / hükümle birlikte tutukluluk

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) “Özgürlük ve güvenlik hakkı” başlıklı 5(1)(a) bendi şöyledir:

“Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:

  1. a) Kişinin, yetkili bir mahkeme tarafından verilmiş mahkûmiyet kararı sonrasında yasaya uygun olarak tutulması; …”

Hükümle birlikte tutuklama konusuna AİHM’nin yaklaşımı

AİHM’ye göre kanun gereği yetkilendirilmiş, yürütme organı ve taraflardan bağımsız ve yeterli güvencelere sahip yargısal organ olarak bir mahkemece verilen ve özgürlükten mahrumiyete yol açan her türlü mahkûmiyet kararı, Sözleşme’nin 5(1)(a) bendi kapsamına girmektedir (Engel ve diğerleri/Hollanda [GK], B. No: 5100/71 vd., 8/6/1976, § 68).

Hükmen tutukluluk nedir?

Anılan bentte yer alan “sonra” ifadesi, tutmanın sadece zaman bakımından mahkûmiyetin ardından gelmesi anlamına gelmemektedir. Aynı zamanda tutma, mahkûmiyetin bir sonucu olmalı; mahkûmiyetin ardından ve mahkûmiyete bağlı olarak veya mahkûmiyet sebebiyle gerçekleşmelidir (Weeks/Birleşik Krallık [GK], B. No: 9787/82, 2/3/1987, § 42). Kısacası mahkûmiyet kararı ile söz konusu özgürlükten yoksun bırakma arasında yeterli bir nedensellik ilişkisi bulunmalıdır (Monnell ve Morris/Birleşik Krallık, B. No: 9562/81, 9818/82, 2/3/1987, § 40).

Hükümle birlikte tutuklamada başkaca bir denetime gerek yoktur

AİHM’ye göre kişinin yetkili bir mahkemece mahkûm edilmesinden sonra özgürlüğünden mahrum bırakıldığı durumlarda AİHS‘nin 5(4) fıkrasına göre gerekli olan denetim, mahkemece yargı işlemlerinin bitiminde alınan karara dahil edilir ve ek bir gözden geçirme bu nedenle gerekli olmaz. Başka bir ifadeyle karar yargılama sürecinin sonunda verilmiş ise söz konusu karar zaten bir yargısal denetim içermektedir, bir kişiyi suçlu bulup hapis cezasına çarptıran bir derece mahkemesinin kararının bünyesinde tutmanın kanuniliğine dair yargısal denetim de vardır. Bundan başka ayrıca bir yargısal denetim gerekli değildir (Kafkaris/Kıbrıs (k.k), B. No: 9644/09, 21/6/2011, § 58).

Öte yandan kişinin özgürlüğünden mahrum kılınmasını haklı kılan nedenlerin zamanın geçmesiyle birlikte değişmeye tabi olduğu durumlarda veya tutmanın hukukiliğini etkileyen yeni bir meselenin ortaya çıkması hâlinde yargısal denetim gerekli olacaktır (Stollenwerk/Almanya, B. No: 8844/12, 7/9/2017, § 36).

Hükmen tutukluluk konusuna AYM’nin yaklaşımı

Başvurucu, mahkûmiyet hükmüyle birlikte verilen tutuklama kararının hukuka aykırı olması nedeniyle temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bu itibarla bu kısımdaki iddiaların Anayasa’nın 19(2) fıkrası bağlamında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir (Devrim Rehber, B. No: 2012/1284, 16/7/2014, §§ 18-21).

Bir kimse yargılanmakta olduğu davada ilk derece mahkemesi kararıyla mahkûm olmuşsa ve hükümle birlikte tutukluluğun devamına veya tutuklamaya karar verilmişse hüküm sonrasındaki bu tutulma hâlinin suç isnadına değil mahkûmiyete bağlı tutma olarak kabulü gerekir.

Zira mahkûmiyete karar verilmiş olmakla isnat olunan suçun işlendiği, bundan failin sorumlu olduğunun sübuta erdiği kabul edilmekte ve bu nedenle sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilmektedir. Bu durumdaki tutulmanın da kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedenine dayalı olan suç isnadına bağlı tutma niteliğinde olmadığı açıktır. Hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı veya tutuklama kararı sonrasındaki hürriyetten yoksun kalmanın mahkûmiyete bağlı tutma olarak kabulü için mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi de gerekmez (Korcan Pulatsü, B. No: 2012/726, 2/7/2013, § 33).

Hükmen tutukluluk ve seçilme hakkı konusuna AYM’nin yaklaşımı

AYM, yakın dönemde verdiği birçok kararda da milletvekili olan başvurucuların tutuklama dolayısıyla siyasi faaliyette bulunma ve seçilme haklarının ihlal edildiği iddialarını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıyla bağlantılı olarak incelemiştir.

Bu incelemede tutuklamanın hukuki olduğu sonucuna varıldığında tutuklama tedbirlerinin siyasi faaliyette bulunma ve seçilme haklarını ihlal ettiği yönünde dile getirilen iddialar açıkça dayanaktan yoksun görülerek kabul edilemez bulunmuştur (Gülser Yıldırım (2), §§ 186, 187; Selahattin Demirtaş [GK], B. No: 2016/25189, 21/12/2017, §§ 200, 201; Selma Irmak, B. No: 2016/32948, 7/3/2018, §§ 118, 119; İdris Baluken, B. No: 2016/41020, 21/3/2018, §§ 120, 121; Figen Yüksekdağ Şenoğlu, B. No: 2016/25187, 4/4/2018, §§ 131, 132).

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu ve AYM’nin değerlendirmesi

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu ve özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali iddiası

Anayasa’nın 19. maddesinde kişi hürriyetinin kısıtlanmasına imkân tanıdığı durumlardan biri de mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi olarak belirlenmiştir.

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu husunda başvurucunun bireysel başvuruya konu ettiği tutulma hâlinin bir suç isnadına bağlı tutma niteliğinde değil mahkûmiyete bağlı tutma, diğer bir ifadeyle mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.

AYM, benzer nitelikteki çok sayıda başvuruda, hükümle birlikte verilen tutuklama veya tutuklamaya yönelik yakalama kararı uyarınca hürriyetinden yoksun bırakılan kişilerin kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiği iddialarını açıkça dayanaktan yoksun bulmuş ve kabul edilemezlik kararı vermiştir.

AYM ayrıca hükümle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar verilen başvurucunun (Enis Berberoğlu bireysel başvurusu) hüküm sonrasındaki tutulmalarına ilişkin benzer yöndeki iddialarını da aynı nedenle kabul edilemez bulmuştur.

Başvurucu, bireysel başvurudan sonra yapılan genel seçimde milletvekili olarak seçilmiştir. Başvurucunun yeniden milletvekili seçilmesine ilişkin olgunun hükümle birlikte uygulanan tutukluluğunun devamına engel teşkil edip etmediğinin öncelikle olağan başvuru yollarında derece mahkemelerince incelenmesi gerekir.

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu kapsamında yeniden milletvekili seçilmesi olgusuna bağlı olarak tahliye talebiyle olağan başvuru yollarını tükettikten sonra bireysel başvuruda bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge başvuru dosyasında bulunmamaktadır. Bu nedenle Enis Berberoğlu bireysel başvurusu kapsamında yeniden milletvekili seçilmesinin hükümle birlikte uygulanan tutukluluğunun devamına engel oluşturup oluşturmadığının bu aşamada incelenmesi mümkün değildir.

AYM, Enis Berberoğlu bireysel başvurusu kapsamında tutuklulukla ilgili ileri sürülen ihlal iddialarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu ve seçilme hakkının ihlali iddiası

AYM, yakın dönemde verdiği birçok kararda milletvekili olan başvurucuların tutuklama dolayısıyla siyasi faaliyette bulunma ve seçilme haklarının ihlal edildiği iddialarını kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıyla bağlantılı olarak incelemiştir.

Bu incelemelerde tutuklamanın hukuki olduğu sonucuna varıldığında tutuklama tedbirlerinin siyasi faaliyette bulunma ve seçilme haklarını ihlal ettiği yönünde dile getirilen iddialar açıkça dayanaktan yoksun görülerek kabul edilemez bulunmuştur.

Enis Berberoğlu bireysel başvurusu kapsamında tutuklama kararının hukukî olmadığı iddiası, tutmanın Anayasa’da belirtilen mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi kapsamında olması nedeniyle açıkça dayanaktan yoksun görülerek kabul edilemez bulunmuştur.

Başvurucunun seçilme hakkının da ihlal ettiği iddiası yönünden farklı bir sonuca varılmasını gerekli kılan bir durum bulunmamaktadır.

AYM, bu nedenlerle Enis Berberoğlu bireysel başvurusu kapsamında seçilme hakkının ihlali iddialarını dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez bulmuştur.

Bireysel Başvuruhttp://www.bireyselbasvuru.com.tr
Hukuk alanında en merak edilen konular hakkında avukat ve hukukçulara en güncel hukuki bilgiler. Hukuki sorunlara hukuksal cevaplar...

Kasten yaralamaya teşebbüs suçu

Kasten yaralamaya teşebbüs suçu nedirKasten yaralamaya teşebbüs...

TCK 86/2-Basit yaralama suçu ve cezası

TCK 86/2-Basit yaralama suçu nedirTCK 86/2 fıkrasında yer alan basit yaralama,...

Soruşturma zamanaşımı süresi ne kadar, soruşturma ne kadar sürer

Soruşturma zamanaşımı süresi ne kadarSoruşturma ile en çok merak edilen konulardan...

Müşteki ne demek? Müşteki mahkemeye girmezse ne olur?

Müşteki ne demek?Bu yazımızda sizlere "müşteki...

Radar cezalarına itiraz dilekçesi nasıl hazırlanır, nasıl itiraz edilir

Radar cezalarına itiraz dilekçesi (2019)Radar cezalarına itiraz...

En çok okunanlar

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz
Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz. Anayasa Mahkemesi...

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7)

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı
Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir? Bireysel başvurunun tanımı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru, temel hak ve...

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir (AYM)

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir?
Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar hakkında kısa bilgiler. Bireysel başvuruya konu edilebilecek haklar nelerdir? Hangi...

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır
Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır Su kirliliğinin çevresel etkileri yaşam alanlarımız ve toplum sağlığı...