hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) nedir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB kararı/CMK md. 231), suç işleyen sanığa denetim süresini iyi halli geçirdiği takdirde suç işlemeden önceki hayatına devam edebilmesi olanağı tanıyan bir kurumdur. Bu anlamda HAGB kararı cezadan kurtulma olanağı vermektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, özellikle ilk defa suç işleyenlerin cezalandırılmaları yoluna gidilmesinde, ceza adaleti bakımından yarar görülmediği durumlarda başvurulacak etkili yöntemlerden biridir.

HAGB, CMK’nın hangi maddesinde düzenlenmiştir?

Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 231/5 fıkrasına göre HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kurumu, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Yargılama sonucunda sanığın suçlu olduğuna karar veren derece mahkemesi, bu kurumu uygulayarak verilecek olan mahkûmiyet hükmünü denetim süresi müddetince askıya alınır. Sanık, bu süre boyunca belli şartları taşıdığı takdirde verilen mahkûmiyet hükmünün hukuken önemi kalmayacak ve dava düşürülecektir. Sanığın bu süreyi iyi halli geçirmemesi ihtimalinde ise, mahkeme geri bıraktığı hükmü açıklayacaktır.

CMK’nın 231/10 fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulandığı ve buna bağlı olarak belirlenen denetim süresini sanığın iyi halli olarak tamamlaması neticesinde sanık hakkında açılacak olan kamu davası düşer. Bu bakımdan, HAGB, cezanın ertelemesi ve cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesinden daha lehe olduğu açıktır.

Yargıtay HAGB uygulamasının daha lehe sonuçlar doğurması sebebiyle, diğer cezaların bireyselleştirilmesi kurumlarından önce ve resen mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2006/6. MD-346, K.2008/25).

Ancak HAGB öncelikle değerlendirilmesi sanığın lehine olsa da bazı hallerde bu kurumun uygulanması sanığın aleyhine olabilir. Örneğin; sanık kendisine isnat edilen suçu işlemediğini iddia ediyorsa, bu kurumun uygulanması sanığın aleyhine olacaktır. Zira kurum uygulandığı takdirde sanığın temyiz hakkı elinden alınmış olacaktır. Bu sebeple, mahkemenin bu kurumu uygularken sanığın muvafakatini alması ve sanığa kurumun uygulanmasının sonuçlarını aktarması büyük önem arz etmektedir.

Ayrıca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarla ilgili olarak da (örn; örgüte yardım etme, propaganda, suçları) HAGB hükümlerinin uygulanması mümkündür.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartları nelerdir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının birtakım şartları bulunmaktadır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartları şu şekilde özetlenebilir: sanık hakkında mahkûmiyet hükmü verilmesi, uzlaşmanın sağlanmamış olması ve sanığın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını kabul etmiş olması.

Mahkemenin mahkûmiyet hükmü tesis etmesi gerekir

CMK’nın 231. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının ilk şartı mahkemenin mahkûmiyet hükmü tesis etmesidir. Yargılama sonucunda, sanığın suçu işlediği her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delillerle ispatlanırsa, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekecek ve ancak bu durumda mahkeme HAGB kurumunu uyuşmazlık için değerlendirebilecektir.

Uzlaşmanın (CMK md. 253-255) sağlanamamış olması gerekir

HAGB kararı verilmesi için gereken ikinci şart uzlaşmanın (CMK md. 253-255) sağlanamamış olmasıdır. Kanun koyucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu düzenlerken uzlaşma hükümlerine öncelik tanımıştır. Yani hem uzlaşma hem de HAGB kurumlarının uygulanabildiği durumlarda, öncelikle uzlaşma sağlanmaya çalışılacak, uzlaşma sağlanamazsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması yoluna gidilecektir.

Sanığın uygulamayı kabul etmesi gerekir

HAGB için gereken üçüncü şart sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmesidir. Yani sanığa, hakkında HAGB’nin uygulanmasını kabul edip etmediği sorulacak, sanık kabul etmezse bu kurum uygulanamayacaktır.

Cezaya ilişkin şart

CMK’nın 231/5 fıkrasına göre HAGB kararı sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise verilebilir.

Kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olma gerekir

CMK’nın 231. maddesine göre HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması gerekir.

Sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir

CMK’nın 231/6- b bendine göre HAGB kararı verilebilmesi için mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması gerekir.

Sanık hakkında daha önce HAGB kararı verilmemiş olması gerekir

CMK’nın 231/8 fıkrasına göre HAGB kararı kararının verilebilmesi için denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci kez HAGB kararı verilemez.

Zararın giderilmesi gerekir

CMK’nın 231/6-c bendi ve 231/9 fıkrası uyarınca HAGB uygulaması için gerekli olan şartlardan birisi de sanığın işlediği suç neticesinde ortaya çıkan zararı gidermesidir.

HAGB kararı verilemeyecek suçlar hangileridir?

Bazı suçlar açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir. Bu durumlar özel kanunlarda hüküm altına alınmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek suçlar şunlardır:

  1. İnkılâp kanunlarında (AY, md. 174 ve CMK md. 231/14) yer alan suçlarla ilgili olarak HAGB kararı verilemez.
  2. 5491 sayılı Çek Kanunu’nun 5/10 fıkrasına göre karşılıksız çek keşide etme suçu ile ilgili HAGB kararı verilemez.
  3. Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller (örneğin; nafaka borcunun ödenmemesi, taahhüdü ihlal nedeniyle tazyik hapsi, duruşma disiplinini bozma nedeniyle disiplin hapsi) nedeniyle HAGB kararı verilemez.
  4. 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanununun 63/2 fıkrasına göre, bu kanun kapsamındaki disiplin suçları bakımından (26.02.2008 tarihinden önce işlenenler hariç olmak üzere) hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.

HAGB uygulamasında mahkemenin taktir yetkisi var mıdır?

CMK’nın 231/5 fıkrasına göre HAGB kararı verilmesi derece mahkemesinin taktir yetkisi dahilindedir. Mahkeme failin mahkemedeki durumunu, kişilik özelliklerini ve diğer şartları değerlendirip kurumun uygulanıp uygulanmamasına karar verir. HAGB kurumunun somut olaya uygulanabilir olduğuna kanaat getirirse faili ceza almaktan kurtaracaktır. Dolayısıyla, HAGB kurumunun uygulanması için gereken bütün şartların var olması, kurumun mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez.

Ancak CMK’nın 254/2 fıkrasına göre bazı hallerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi zorunludur. Uzlaşma durumunda, edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde sanık hakkında CMK’nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın HAGB kararı verilir.

CMK’nın 231/6 fıkrasına göre ise HAGB kurumunun uygulanma şartlarının varlığına rağmen sanık, hakkında bu kurumun uygulanmasına muvafakat etmezse, bu halde hakimin takdir hakkı ortadan kalkmaktadır.

Türk Ceza Kanunu’nun 191/8 fıkrasına göre ise uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçlarından dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçuna ilişkin olarak HAGB kararı verilmesi zorunludur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz nasıl yapılır?

HAGB kararına itiraz etmek mümkündür. HAGB kararına karşı yedi (7) gün içinde itiraz edilebilir. Ancak HAGB kararına karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılamaz. HAGB kararına itirazı incelemeye yetkili mahkemeler CMK’nın 268. maddesinde belirlenmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının memuriyete etkisi nedir?

HAGB kararının memuriyet üzerinde bir etkisi var mıdır? Belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma TCK’nın 53. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin Kanuni sonucu olarak; … [belirli hakları kullanmaktan] … yoksun bırakılır”. HAGB kararı verildiği hallerde şartlarının oluşması durumunda TCK’nın 53. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı bir tartışma konusudur. CMK’nın 231/5 fıkrasındaki düzenlemenin amacının sanığın işlemiş olduğu suçtan dolayı verilecek mahkûmiyet hükmünün sonuçlarıyla birlikte askıya almak olduğu düşünüldüğünde, HAGB kurumunun uygulandığı durumlarda hak yoksunlukları uygulama alanı bulmamalıdır.

Dolayısıyla sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen HAGB kararı verilmişse, kararda mahkûmiyet hükmünün kanuni sonucu olarak hak yoksunluklarına da yer verilecektir. Ancak hak yoksunluklarına ilişkin karar da mahkûmiyet hükmüyle birlikte askıya alınacak ve denetim süresinin sonuna kadar uygulanmaksızın beklenecektir. Bu karar ancak sanık hakkında kurulan fakat açıklanması ertelenen mahkûmiyet hükmünün kanunda yazan sebeplerden birisi sebebiyle (CMK md. 231/11) açıklanması halinde uygulama alanı bulacaktır.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere HAGB kararının memuriyete etkisi konusunda doğrudan bir düzenleme olmamakla birlikte, esas olarak HAGB kararlarının memuriyete etkisinin olmadığını söylemek mümkündür.

HAGB kararı adli sicile işlenir mi? Sabıka kaydı kaydında görünür mü?

CMK’nın 231/13 fıkrası uyarınca HAGB kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına uyulmaması durumunda ne olur?

CMK’nın 231/10 fıkrasına göre HAGB kararı sonrasında sanık, beş (5) yıllık denetim süresi boyunca belli şartları taşıdığı takdirde verilen mahkûmiyet hükmünün hukuken önemi kalmaz ve dava düşer.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik

CMK’nın 231/10 fıkrasına göre HAGB kararı sonrasında sanık, beş (5) yıllık denetimli serbestlik uygulamasına tabi tutulur. Sanığın denetimli serbestlik süresi boyunca sanıklık sıfatı devam edecek, hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmayan sanık kesinlikle hükümlü sıfatını almayacaktır. Ancak CMK’nın 231/11 fıkrasına göre denetim süresinin iyi halli geçirilmemesi yani denetimli serbestlik süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkeme hükmü açıklayacaktır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve bireysel başvuru

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), bireysel başvuruya konu edilebilir. HAGB kararlarına karşı başvurulabilecek tek olağan kanun yolu itiraz kanun yoludur. Bu anlamda bireysel başvuru yolunun kullanılabilmesi için itiraz kanun yoluna başvurulmuş olması gerektiği belirtilmelidir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) itiraz kanun yolunu etkili bir başvuru yolu olarak görmediği bu nedenle tüketilmemiş olmasının bireysel başvuru hakkı yönünden bir hak kaybına sebep olmayacağı yönünde kararları da mevuttur (Bu konuda bkz: AYM, Mehmet Akif Korkmaz, B.No: 2015/16027, 13.9.2018; Deniz Yazıcı, B. No: 2013/6359, 10.12.2014). Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB).