Ana Sayfa Ceza Hukuku Hukuka uygunluk nedenleri nelerdir (TCK 24-26)?

Hukuka uygunluk nedenleri nelerdir (TCK 24-26)?

Hukuka uygunluk nedenleri nelerdir? TCK'da yer alan hukuka uygunluk nedenleri: Görevin ifası, meşru savunma, hakkın kullanılması, ilgilinin rızasıdır.

TCK’daki hukuka uygunluk nedenleri nelerdir?

Hukuka uygunluk nedenleri, Türk Ceza Kanunun’da (TCK) belirlenmiştir. TCK sistematiği içinde bular “ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler” olarak tanımlanmaktadır. Hukuka uygunluk nedenleri TCK’nın genel hükümler kısmının 24-26. maddelerinde düzenlenmiştir.

TCK’da yer alan hukuka uygunluk nedenleri şunlardır:

  1. Görevin ifası (TCK n. 24),
  2. Meşru savunma (TCK m. 25),
  3. Hakkın kullanılması (TCK m. 26)
  4. İlgilinin rızası (TCK m. 26/2)

TCK sistematiği içinde hukuka uygunluk nedenlerinin gerçekleşebilmesi için failin fiili icra ettiği sırada ilgili hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarının bilinciyle hareket ediyor olması gerekir.

Eğer fail, fiili icra ettiği sırada bir hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartları çerçevesinde hareket ettiğini bilmiyorsa, diğer ifadeyle bir hukuka uygunluk nedenleriyle ile kendisine tanınan yetki çerçevesinde fiili icra etmiyorsa, bu hukuka uygunluk nedeninden yararlanamaz.

Hukuka uygunluk nedenlerinin ceza hukukunun bağlantı noktasını yönlendirici iradenin ürünü olup belli bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilen fiil oluşturur. Kişi bu fiiliyle kişiliğini göstermekte, şahsiyetini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla somut olayda bir hukuka uygunluk nedeni varsa, ancak bunun bilincinde bir fiili gerçekleştiren kişi hukuka uygunluk nedeninin tanınma amacına uygun bir şekilde hareket etmiş sayılır.

Bu sebeple, bir hukuka uygunluk nedeninin şartlarının objektif olarak gerçekleştiği, ancak failin bunu bilmediği bir olayda bu hukuka uygunluk nedeninden yararlanmaması gerekir. Ancak objektif olarak gerçekleşen hukuka uygunluk nedeni, neticeli suçlarda, neticenin ifade ettiği haksızlığı ortadan kaldırır. Dolayısıyla faile, sadece işlemiş olduğu fiilin ifade ettiği haksızlık isnat edilir.

Hukuka uygunluk nedenleri

Hukuk düzeninin tekliği (ya da bütünlüğü) ilkesinin bir gereği olarak, bir fiilin hukukun bir alanında hukuka uygun, diğerinde hukuka aykırı olması mümkün değildir. Bu nedenle, yazılı olsun veya olmasın, hukuka aykırılığı kaldıran nedenler hukuk düzeninin tümü değerlendirilerek belirlenir.

Kanunun genel hükümler kısmında düzenlenen hukuka uygunluk nedenleri bünyesi ve mahiyeti elverişli olan her suç bakımından geçerlidir. Suçun kasten veya taksirle işlenmesi ile icrai veya ihmali hareketle işlenmesi arasında fark yoktur.

Ancak kanun koyucu bazı suç tipleriyle bağlantılı olarak özel hukuka uygunluk nedenlerine yer verebilmektedir. Bu gibi hâllerde, ilgili suç tipleri bakımından bu düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerekir. Örneğin TCK’nın 127. maddesinde düzenlenen isnadın ispatı ve 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı, yalnızca hakaret suçu bakımından değerlendirilmesi gereken hukuka uygunluk sebepleridir.

Hukuka uygunluk nedenlerinin ortak özellikleri

Bütün hukuka uygunluk nedenleri bazı ortak özelliklere sahiptir.

  1. Bir hukuka uygunluk nedeninin varlığı hâlinde fiil kanuni tanımdaki unsurları gerçekleştirse de hukuka aykırı değildir. Fiil hukuka aykırı olmadığı için de bir haksızlığın varlığından söz edilemez. Böyle bir fiil için ne ceza hukukunda ne de başka bir hukuk dalında yaptırım uygulanamaz. Şayet bir yaptırım öngörülmüşse, o neden bir hukuka uygunluk nedeni değildir. Keza fiil kasten işlenmesine rağmen hukuka aykırı olmadığı için böyle bir fiil iştirak bakımından da bağlama noktası teşkil etmez (TCK m. 40/1).
  2. Her hukuka uygunluk nedeni, sınırları içinde kalınmak kaydıyla fiili hukuka uygun hâle getirir. Hukuka uygunluk sebepleri belli şartlar altında ve ölçülü olmak kaydıyla bir başkasının hukuki alanına müdahale hakkı verir. Sınır aşılmadıkça bu müdahale hukuka uygun olacağından, muhatap buna katlanmak zorundadır. Kısaca hukuka uygun bir fiilin muhatabı, bu fiile karşı hukuka uygunluk nedenlerinden faydalanamaz.
  3. Hukuka uygunluk nedenlerinin tespitinde tüm hukuk düzenin göz önünde bulundurulmalıdır. Hatta örf ve adet hukukunun da hukuka uygunluk nedenlerinin kaynağı olabileceği kabul edilmektedir. Anayasa ve temel hak ve hürriyetlerin sınırları içinde kaldığı sürece, kanun koyucunun yeni hukuka uygunluk nedenleri oluşturması mümkündür.
  4. Hukuka uygunluk nedenleri aynı olayla ilgili olarak birbirinden bağımsız veya birbirinin yanında uygulanacak şekilde birleşebilirler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR