Ana Sayfa Ceza Hukuku İddianame nedir (CMK 170-174)

İddianame nedir (CMK 170-174)

iddianame nedir (CMK 170-174)

İddianame nedir? İddianame, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 170/2 fıkrasına göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen ve mahkemeye sunulan belgedir.

İddianame nedir, nasıl hazırlanır?

Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği iddiası ile başlattığı soruşturmasında, gerekli araştırma ve soruşturma faaliyetleri ile delilleri topladıktan sonra takdir edip diğer muhakeme şartlarının yanında, yeterli şüphe de elde etti ise yaptığı soruşturmayı anlatıp özetleyen, talep kısmında da ceza veya güvenlik tedbiri uygulanmasını isteyen bir iddianame düzenleyip mahkemeye sunar (İddianame nedir).

Cumhuriyet savcısının delilleri değerlendirmeden sonra, herhangi bir suçun oluşmadığına kanaat getirmesi durumunda delillerin yeterliliği değerlendirmesine gerek kalmayacaktır. Davasız yargılama olmaz ilkesi gereği, iddianame olmaksızın ceza yargılaması yapılamayacaktır. Ceza muhakemesinde, mahkemenin yanında, Cumhuriyet savcısının da delilleri takdir etme ve değerlendirme yetkisi vardır.

Cumhuriyet savcısı, iddianame düzenleyip mahkemeye sunarak, devletin cezalandırma hakkının soruşturma konusu olayda mevcut olup olmadığına dair karar vermesini mahkemeden ister.

CMK 170/2 fıkrasına göre iddianame, soruşturma evresi sonunda düzenlenen, soruşturma evresinin son evresidir. Bununla beraber, iddianamenin değerlendirmesi süresi içerisinde tutukluluğun gözden geçirilmesini isteme, yakalama kararı bulunan kişilerle ilgili gereğini yerine getirme gibi bazı soruşturma evresi işlemleri iddianame düzenlenlendikten sonra da yapılabilir.

İddianameyi kim hazırlar, iddianame nedir

CMK 170/1 fıkrasına göre iddianame düzenlenip mahkemeye sunulması savcılık tarafından gerçekleştirilir. İddianame Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanır. CMK’nın 170/1 fıkrasından da anlaşılacağı üzere Cumhuriyet savcısının dava açma konusunda tekeli bulunmaktadır.

Ceza muhakemesi hukukunda, muhakeme sürecini başlatan ithamın, kamu adına hareket eden bir merci tarafından yerine getirilmesi gerektiği yönündeki kabulün bir sonucu olarak, bir suç işlendiğine ilişkin şüphe üzerine harekete geçmek ve iddiada bulunmak görev ve yetkisi, Cumhuriyet savcısına aittir (İddianame nedir).

Cumhuriyet savcısının, tüm soruşturma işlemlerini ve bu işlemlerden biri olan delil elde etme işlemini tek başına yerine getirmesi mümkün değildir. Özellikle, teknik bir bilgiyle işlenen suçlarda, Cumhuriyet savcısının, bu teknik bilgileri bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, Cumhuriyet savcısı, delil elde etme işlemini emrindeki adli kolluk görevlileri yardımıyla yerine getirir (İddianame nedir).

İddianame hazırlandıktan sonra mahkeme ne zaman olur

İddianame hazırlandıktan sonra mahkeme ne zaman olacağı tamamen mahkemenin takvimine bağlıdır. Dolayısıyla iddianame kabul edildikten sonra mahkeme tarafından belirlenen duruşma günü sanığa tebliğ edilir. Ancak mahkemenin ne zaman yapılacağına ilişkin bir süre öngörülmemiştir (İddianame nedir).

İddianame örneği

İddianame örneği aşağıda yer almaktadır. Bu iddianameler sadece örnek amaçlıdır.

İddianamenin içeriği / unsurları nelerdir

CMK’nın 170. maddesine göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlenir.

İddianamede, soruşturma konusu fiilin, elde edilen delillere göre hukuki tavsifini yapmak, hangi suçu teşkil ettiğine karar vermek, Cumhuriyet savcısına ait bir yetkidir. Cumhuriyet savcısı iddianamede, soruşturma konusu fiilin hangi suçu teşkil ettiği hususunda kendi düşüncesini açıklar. Buna göre Cumhuriyet savcısı görevli ve yetkili mahkemeyi, soruşturma konusu fiilin, hangi suçu teşkil ettiğine dair kendi değerlendirmesine göre belirler. Bu bakımdan iddianamede bulunması gereken ilk unsur, iddianamenin görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmiş olmasıdır (İddianame nedir).

İddianame içeriğinde yer alması gereken diğer unsurlar CMK’nın 170. maddesinde belirtilmiştir. Bu unsurlar şöyle sıralanabilir:

Şüphelinin kimliği, iddianame nedir

CMK 225/1 fıkrasında düzenlenen “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir” düzenlemesine göre yargılanması talep edilen kişinin başka kişilerle karışmayacak şekilde kimlik bilgilerine iddianamede yer verilmesi gerekir. CMK’nın 170/3-a bendine göre şüphelinin kimlik bilgilerine iddianamede yer verilerek kimin yargılanacağı hususu belirlenmiş olur. İddianameşüphelinin kimlik bilgilerinin tümüne ulaşıldıktan sonra düzenlenir (İddianame nedir). Diğer ifadeyle, CMK’nın 170. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında şüphelinin, birey olarak belli olması yeterli görülmemiştir.

Müdafi

Ceza muhakemesinin hangi evresi söz konusu olursa olsun, suç işlediği iddia edilen kişinin kendisini doğrudan veya avukat yoluyla savunması mümkündür. CMK’nın 170/3-b bendine göre şüphelinin müdafisinin de iddianamede gösterilmesi gerekir (İddianame nedir).

soruşturma evresinde şüphelinin, kovuşturma evresinde ise sanığın savunmasını yapan avukat CMK’da müdafi olarak tanımlanmıştır. CMK’da kişinin özel durumu veya suçun kanuni tanımında gösterilen cezanın özelliği dikkate alınarak müdafinin görevlendirilmesi açısından ikili bir sistem benimsemiştir (İddianame nedir).

Müdafinin görevlendirilmesinde, kural olarak, isteğe bağlı müdafi görevlendirmesi esas alınmıştır. Diğer bir deyişle kişinin ceza muhakemesi sürecinde kendi savunmasını yapacak bir müdafi görevlendirmesi zorunlu değildir. Ancak, kanun koyucu, müdafinin zorunlu olarak görevlendirilmesi gereken bazı hâlleri de belirlemiştir (İddianame nedir).

Zorunlu müdafi gereken durumlarda müdafi, ceza muhakemesi sürecinde rol alanlar tarafından, suçu işlediği düşünülen kişinin talebi aranmaksızın, resen görevlendirilir. Ayrıca bu hâllerde de kişinin kendisinin savunmasını yapacak bir müdafi belirlemesi mümkündür. Şüpheli veya sanığın ayrı bir müdafi belirlemesi hâlinde, zorunlu olarak belirlenen müdafinin görevi sona erer (İddianame nedir).

7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesindeki “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır” hükmü gereğince şüphelinin müdafisinin iddianamede gösterilmesi önem taşımaktadır. Yargıtay kararlarına göre de vekil (müdafi) varken asile yapılan tebligat bozma/iade nedeni sayılmaktadır (bkz: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2011/9-266, K.2012/139, 04.03.2012).

Maktul, mağdur ya da suçtan zarar görenin kimliği, iddianame nedir

Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanuni temsilcisi

CMK’nın 234. maddesinde mağdur ve şikâyetçi hakları belirtilmiştir. Burada bazı durumlarda zorunlu vekillik uygulamasının ihdas edildiği görülmektedir. CMK’nın 2. maddesinde vekil, “Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.

İhbarcının kimliği

Bazı durumlarda ihbarcının kimliğinin iddianame kapsamında gizli tutulması gerekebilir. 5726 numaralı Tanık Koruma Kanunu’nun 5. maddesinde tanığın korunması kapsamında alınacak tedbirler arasında, kimlik ve adres bilgilerinin kayda alınarak gizli tutulması ve kendisine yapılacak tebligatlara ilişkin ayrı bir adres tespit edilmesi veya kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi ve düzenlenmesi bulunmaktadır (İddianame nedir).

Şikâyette bulunanın kimliği

CMK 233/1 fıkrasına göre kovuşturma evresinin duruşma hazırlığı devresinde, şikâyetçinin, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp dinleneceği belirtilmiştir. Bu nedenle şikâyetçinin kimliğinin iddianame içeriğinde bulunması gerekir.

Şikâyet tarihi

Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri

CMK’nın 170/3-h bendine göre suç dolayısıyla uygulanması gereken kanun maddeleri iddianame içeriğinde gösterilmelidir. İddianame kapsamında, fiilin yalnızca hangi suçu oluşturduğuna ilişkin açıklama ile yetinilmemeli, sanığın savunma hakkını etkin bir şekilde kullanması, mahkemenin yargılamayı daha kolay gerçekleştirmesi ve adil bir karar vermesi için fiilin işlenişine ilişkin tüm olaylar ayrıntılı bir şekilde açıklanmalıdır (İddianame nedir).

Cumhuriyet savcısının, iddianame kapsamında, kamu davasının açılmasını ve failin cezalandırılmasını talep ve iddia ettiği her bir fiile ilişkin olayları anlatması, yine her birinin hukuki nitelendirmesini yaparak, buna uygulanması gereken kanun maddelerini yazması gerekir.

Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi

CMK 170/3 fıkrasına göre iddianame, görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenir. Bu bağlamda, Cumhuriyet savcısının iddianameyi, CMK 12/1 fıkrasına göre, suçun işlendiği yer mahkemesine sunması gerekir. CMK 170/3-i bendinde iddianamede, yüklenen suçun işlendiği yerin gösterilmesinin amacı, iddianamenin yer bakımından yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmiş olup olmadığının denetimini sağlamaktır.

CMK 170/3-i bendinde yüklenen suçun işlendiği tarihin de iddianame içeriğinde bulunması gerektiği ifade edilmiştir.

Dava zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığının, sanığın sorumluluğunun tayini açısından önem arz eden yaş küçüklüğü, mağdurun yaşı, sanığın akli durumu gibi hususların tespiti için iddianame kapsamında yüklenen suçun işlendiği tarihe bakılır.

Kanun koyucunun, af veya koşullu salıverilme müesseselerine ilişkin özel düzenlemeler içeren kanunlar çıkarması ve bu kanunlarda, mezkûr müesseselerin belli bir tarihten önce işlenen suçlar için uygulanamayacağına yönelik hükümler öngörmesi hâlinde, sanığın, bu müesseselerden yararlanabilip yararlanamayacağında da iddianame kapsamında yüklenen suçun işlendiği tarihe ilişkin bilgiden yararlanılır (İddianame nedir).

Suç delilleri, iddianame nedir

CMK’nın 170/3-j bendine göre iddianamede suçun delillerinin de iddianame içeriğinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. İddianamede, yüklenen suça ilişkin delillerin eksik veya yanlış gösterilmesi veya delillere sadece yüzeysel olarak değinilmesi, sanığın savunmasını hazırlayabilmesi gereğini içeren savunma hakkı ve genel olarak adil yargılanma hakkı açısından olumsuz sonuç doğurur.

Örneğin, bir tanığın adına iddianamede yer verilmediyse bu tanık, duruşma hazırlığı devresinde, duruşma için çağrılamayacaktır. Tanığın duruşma sırasında, çağrılması talep edilse dahi mahkeme, kararında, CMK’nın 206. maddesindeki ret sebeplerinden birine dayanarak, tanığın çağrılması talebini reddedebilecektir. Bu nedenle deliller iddianamede tek tek gösterilmelidir.

Tutukluluk ve/veya gözaltı bilgileri

TCK 63’e göre, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti kısıtlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır. İddianame içeriğinde şüphelinin, iddianamenin düzenlenmesi sırasında tutuklu olup olmadığının, tutuklu ise gözaltına alınma ve tutuklanma tarihlerinin iddianamede belirtilmesi gerekir (İddianame nedir).

Ayrıca CMK’nın 331/2 fıkrasına göre tutuklu işler adli tatilde de görülmesi gereken acele işler arasında sayılmıştır. Bu nedenle tutuklu işlerde daha hassas davranılması ve en kısa sürede bitirilmesi gerekir.

Şüphelinin lehine olan hususların gösterilmesi

CMK 170/5 fıkrasına göre iddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin aleyhine olan hususlar yanında lehine olan hususlar da ileri sürülür. Cumhuriyet savcısı, iddianame ile her ne kadar, bir suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphenin bulunduğuna işaret ediyor olsa ve bunun için şüphelinin aleyhine olan delillerin gösterilmesi yeterliymiş gibi görünse de mahkemenin, adil bir karar verebilmesi için şüphelinin lehine olan deliller de iddianamede gösterilmelidir (İddianame nedir).

Cumhuriyet savcısının, şüphelinin lehine olan delilleri toplama yükümlülüğü CMK 160/2 fıkrasında belirtilmiştir.

İstenen ceza ve/veya güvenlik tedbiri

CMK 170/6 fıkrasına göre istenen ceza ya da güvenlik tedbirinin iddianamenin sonuç kısmında belirtilmesi gerekir. Şüpheliye yüklenen suçun kanuni tanımında yalnızca hapis veya adli para cezası öngörülmüşse bu cezanın, hapis ve adli para cezası seçimlik öngörülmüşse hapis veya adli para cezasının, hapis ve adli para cezası birlikte öngörülmüşse her iki cezanın uygulanmasına yönelik istem iddianame içeriğinde yer almalıdır.

Cumhuriyet savcının imzası

CMK 169/2 fıkrasına göre soruşturma işlemlerinin bir tutanağa bağlanması ve imzalanması gerekir. İddianame de bir soruşturma işlemi olduğundan Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlendikten sonra imzalanması gerekir.

İddianame yerine geçen belgeler nelerdir

Kamu davası, iddianamenin Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlandıktan sonra, görevli ve yetkili mahkemeye sunulması ve mahkemenin iddianameyi sarih veya zımni olarak kabul etmesi ile açılmaktadır. 5271 sayılı CMK’ya göre kamu davası, iddianamenin mahkeme tarafından kabulü ile açıkmış olmaktadır (İddianame nedir).

CMK’da kamu davasını Cumhuriyet savcısının açacağı belirtilmişse de, bunun istisnasız bir kural olduğuna yer verilmemiştir. Bu istisna CMK’nın 191/3-b bendinde; “İddianame veya iddianame yerine geçen belge okunur.” denilerek belirtilmiştir. Benzer bir sonuca TCK’nın 75/2 fıkrasında yer alan “Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail…” ifadesinden de ulaşmak mümkündür.

İddianame yerine geçen belgelere örnek olarak şunlar verilebilir: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca trafik suçlarına ilişkin tutanaklar (md.112/1, 114/1-3), Hafta Tatili Hakkında Kanuna aykırı olarak dükkân açılması halinde kolluk tarafından düzenlenen tutanakların mahkemeye gönderilmesi, bir kısım kamu görevlileriyle ilgili soruşturma izni (luzum-u muhakeme) verilmesi, Yüce Divan sıfatı ile Anayasa Mahkemesinde açılan davalarda TBMM tarafından gönderilen tutanak ve belgeler, mahkemeler tarafından verilen görevsizlik kararları (İddianame nedir).

İddianamenin iadesi nedir, iddianame nedir

Yetersiz ve hatalı düzenlenen iddianamelerin, mahkeme tarafından Cumhuriyet başsavcılığına, hataların düzeltilmesi ve eksikliklerin giderilmesi amacı ile geri gönderilmesine iddianamenin iadesi denilmektedir. İddianamenin iadesi her şeyden evvel bir mahkeme kararı ile olur. İddianamenin iadesine kendisine hitaben iddianame düzenlenen mahkeme karar verir (İddianame nedir).

İddianamenin iadesi kurumun genel amacı, (a) Cumhuriyet savcısını, eksiksiz bir soruşturmaya zorlamak ve (b) yersiz ve dayanaksız suç isnat etmemesini sağlamaktır. Yeterli delil olmaksızın kamu davası açılmış olması ve bunun sonucu olarak mahkemenin soruşturma yapmak zorunluluğunda kalacağının anlaşılması halinde iddianame iade edilir.

CMK’nın 174. maddesine göre mahkemenin, iddianameden ve sair soruşturma evrakından oluşan soruşturma dosyasının kendisine sunulmasından itibaren on beş (15) gün içinde iddianameyi incelemesi gerekir. On beş (15) günlük süre içinde iddianamenin kabulüne ya da iadesine dair bir karar verilmemişse iddianame kabul edilmiş sayılır.

CMK 174/son fıkrasına göre Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi kararına karşı, genel kurallar çerçevesinde itiraz kanun yoluna başvurulabilir.

CMK’nın 174. maddesinde düzenlenen iddianamenin iadesi sebepleri üç başlık altında toplanmıştır. İddianamenin iadesi nedenleri şöyledir:

  1. CMK’nın 170. Maddesine aykırı düzenleme yönünden iade
    • Görevli ve/veya yetkili mahkemeye hitaben düzenlenmemiş iddianame yönünden iade,
    • Yeterli şüpheye ulaşılmadan düzenlenen iddianame yönünden iade,
    • CMK’nın 170/3 fıkrasında belirtilen şekli hususların eksikliği yönünden iade
  2. Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianame yönünden iade
  3. Ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianame yönünden iade.

CMK’da iddianame iade sebepleri bu üç başlıkla sınırlandırıldığı için bu sebepler dışında eksik veya hatalı yönleri bulunduğu düşünülen iddianame iade edilemez.

Yargıtay içtihatlarına göre iddianamenin iadesi nedenleri

İddianamenin iadesini gerektiren durumlara ilişkin Yargıtay kararlarına aşağıda kısaca yer verilmiştir.

Kaçaklık ve gaiplik gibi istisnai haller dışında şüphelinin ifadesinin alınmamasını iddianamenin iadesi nedenidir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E.2013/33204, K.2014/2705 17.2.2014).

Suç vasfının tayini ve hüküm kurulabilmesi için mağdurun belirlenerek muayenesinin yaptırılması ve kesin raporunun aldırılması gerektiğini düşünülerek bu eksiklik iade nedeni olarak saymıştır (Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E.2009/14669, K.2009/19719, 9.11.2009).

Sahte olduğu iddiası olan belgede sahtecilik incelemesi yaptırılmamasını, iğfal kabiliyeti olup olmadığının tespit ettirilmemesini iade nedenidir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2007/3704, K.2007/3794, 17.5.2007).

Sahte olduğu iddiası olan çekle alakalı bilirkişi incelemesi yaptırılmamasını, tahrifat yapılıp yapılmadığının belirlenmemesi iade nedenidir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2008/13067, K.2009/6959, 5.6.2009).

Şüpheli aleyhine fotoğraf teşhisi yaptırmaması iade nedenidir (Yargıtay 6.. Ceza Dairesi, E.2008/5028, K.2009/8625, 11.5.2009).

Şüpheli ifadesi ile birlikte imza incelemesi yaptırılmaması iade nedenidir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2009/4627, K.2009/9281, 13.5.2009).

Hesap sahibinin tüzel kişi olması durumunda, sorumlu olan, çek karşılığını ilgili bankada bulundurmakla yükümlü kişinin saptanabilmesi için, Ticaret Sicili Müdürlüğünden ve hesap sahibi tüzel kişiden, çeklerin bankaya ibraz tarihleri olan suç tarihleri itibariyle, hesap sahibi tüzel kişiliğin yönetim organının kimlerden oluştuğunun ve varsa bu tüzel kişinin malî işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesinin araştırılmaması iade nedenidir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2010/20741, K.2010/23396, 1.11.2010).

Suça konu malın sahibinin araştırılmamasını, nereden ne şekle elde edildiğinin tespit edilmemesi iade nedenidir (Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E.2011/17629, K.2011/6976, 30.11.2011).

Gıda maddesinin insan sağlığına etkisi konusunda rapor aldırılmaması iade nedenidir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2012/5982, K.2012/17583, 26.11.2012).

Ele geçen narkotik madeninin şüpheli tarafından içilip içilmediğinin tespiti için şüpheliden DNA incelemesi için örnek alınmaması iade nedenidir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2006/8598, K.2007/5708, 15.5.2007).

Yaş tespiti gereken durumlarda doğum kaydı getirtilmeden iddianame düzenlenmesi iade nedenidir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E.2007/9507, K.2007/6211, 17.9.2007).

Hırsızlık suçunda malın kime ait olduğu araştırılmadan iddianame düzenlenmesi (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E.2011/17629, K.2012/6976, 30.11.2011).

Yargıtay içtihatlarına göre iddianamenin iadesi nedeni olarak sayılmayan durumlar

İddianamenin iadesini gerektirmeyen durumlara ilişkin Yargıtay kararlarına aşağıda kısaca yer verilmiştir.

Şüphelinin ifadesinin alınmadan iddianame tanzimini iade nedeni değildir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E.2010/810, K.2010/1497, 23.02.2010).

Şüphelinin uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığına ilişkin bilirkişi raporu aldırılmaması iade nedeni değildir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2007/6380, K.2007/8153, 02.07.2007).

soruşturma kapsamında akıl hastası olduğu şüphesi olan şüphelinin bu yönde rapor aldırılmaması iade nedeni değildir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2008/8142, K.2008/21221, 26.11.2008).

Kat’i rapor aldırılmamasını iade nedeni değildir (Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E.2009/8224, K.2010/3, 13.01.2010).

Beden veya ruh sağlığı bozulup bozulmadığına yönelik rapor aldırılmamasını, mağdurun gerçek yaşının tespit edilmemesini, suç tarihinin tespit edilmeden iddianame tanzim edilmesi iade nedeni değildir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E.2008/6146, K.2008/4302, 13.05.2008).

Bilirkişi incelemesinin yaptırılmaması iade nedeni değildir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2008/9660, K.2008/13639, 10.06.2008).

Narkotik maddelerle ilgili inceleme yaptırılmaması iade nedeni değildir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E.2008/12385, K.2008/18058, 1.12.2008).

Suça konu çekteki imzaların aidiyeti ile ilgili inceleme yaptırılmaması iade nedeni değildir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E.2009/4622, K.2009/9944, 27.05.2009).

Şüphelinin kullandığı telefon hattının kayıt sahibinin araştırılmamasını, suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan delil olarak görmemiştir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2008/1650, K.2008/10228, 19.6.2008).

Keşif yapılmadan iddianame düzenlenmesi iade nedeni değildir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E.2005/6128, K.2005/7578, 17.10.2005).

Yüzleştirme yapılmaması iade nedeni değildir (Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E.2009/7341, K.2009/10466, 7.07.2009).

Tanık ifadesinin kolluk tarafından alınmasının iade nedeni değildir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2007/8606, K.2007/8945, 6.11.2007).

Yargılama/kovuşturma aşamasında da kanıt toplanabileceğinden dolayı her delil eksiklik iade nedeni değildir (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2013/17694, K.2013/17291, 26.6.2013).

Suça sürüklenen çocuğun faik olduğu soruşturmalarda, farik mümeyyiz raporu aldırılmadan düzenlenen iddianamenin iade nedeni değildir (Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E.2013/4333, K.2013/3478 15.04.2013).

Şüphelinin bizzat savcı tarafından dinlenmemesi iade nedeni değildir (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2013/3311, K.2013/5806, 20.3.2013).

İddianamenin iadesine itiraz

İddianamenin iadesine itiraz etmek mümkündür. İddianamenin iadesi kararı üzerine başvurulabilecek kanun yolu bulunmaktadır. İddianamenin iadesini düzenleyen CMK’nın 174/5 fıkrasında iade kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Keyfiliğin önüne geçilmesi, denetim mekanizması öngörmesi açısından itiraz kanun yoluna başvuru olanağının bulunması yerinde bir düzenlemedir. İtirazın usulü ve süresi CMK’nın 268. maddesinde düzenlenmiştir (İddianame nedir).

Cumhuriyet savcısı tarafından iddianamenin iadesi kararına itiraz edildiğinde, kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı yerinde görmezse, yine CMK’nın 268/2 fıkrasına göre, en çok üç (3) gün içinde, itirazı, bunu incelemeye yetkili olan mercie gönderir (İddianame nedir).

İtiraz merciinin, itirazı yerinde görmesi hâlinde ise CMK’nın 271/2 hükmüne göre, itiraz konusu hakkında da karar vermesi söz konusu olacaktır. Bu nedenle, itiraz merciinin, itirazı yerinde görmesi hâlinde, artık iddianamenin kabulü kararını verecek olan mahkeme, iddianamenin hitaben düzenlendiği mahkeme değil, iddianamenin iadesi kararına itirazın yerinde görülmemesi dolayısıyla itirazın kendisine gönderildiği itiraz merciidir.

İtiraz edilen makam veya kararı inceleyecek merci başka türlü karar vermedikçe, iadeye itiraz, kararın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz, istisnası bulunmakla birlikte duruşma yapılmadan incelenir. İlgili merci itirazı yerinde görülürse aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir. Merciin karar vermesi için kanunda bir süre ön görülmemiş olmakla birlikte mümkün olan en kısa sürede kararın verilmesi gerekir (İddianame nedir).

İddianamesi iade edilen Cumhuriyet savcısı, iade kararının doğru olmadığı düşüncesinde ise bu karara iade kararı ile birlikte soruşturma dosyasının teslim edildiği tarihten itibaren yedi gün (7) içinde itiraz edecektir. İtirazda, iade kararına hangi yönlerden itiraz ettiğini belirtir.

İddianame tebliği

İddianame kabul edildikten sonra sanığa tebliğ edilir. İddianamenin mahkemeye sunulmasından sonra 15 güm içinde incelenmesi gerekir. Mahkeme tarafından incelenerek kabul kararı verilen iddianame ve duruşma günü sanığa tebliğ edilir.

İddianame ile bağlılık ilkesi nedir

İddianame ile bağlılık ilkesi, mahkemenin ya da Cumhuriyet savcısının iddianame ile bağlı olup olmadığını belirlemede kullanılan bir ilkedir. Cumhuriyet savcısı düzenlediği iddianamede şüpheliye ceza hukuku yaptırımlarının uygulanmasını talep etmekle birlikte, kamusal iddia makamı olarak yargılama aşamasında bundan vazgeçmesi ve görüşlerini değiştirmesi mümkündür. Savcı mahkemede düşüncesini açıklarken sanığın beraat etmesi kanaatinde olduğunu söyleyebilir. Cumhuriyet savcısı iddianamedeki mütalaasıyla bağlı değildir. Aynı şekilde iddianamenin sunulduğu mahkeme de bu mütalaayla bağlı değildir (İddianame nedir).

Savcının iddianame hazırlama süresi ne kadar

Savcının iddianame hazırlaması için herhangi bir süre sınırı öngörülmemiştir. Cumhuriyet savcısı, mecburilik ilkesinin bir gereği olarak, yaptığı soruşturmanın sonunda bir sonuç çıkarmakla yükümlüdür. Bu sonuca ulaşmak somut olayın koşularına göre değişebilir. Cumhuriyet savcısı, adil yargılanma hakkını zedelememek koşuluyla soruşturmanın genişliğini, delillerin çokluğunu dikkate alarak soruşturmanın ne kadar devam edeceğine ve ne zaman sonlanacağına kendisi karar verir.

İddianame nedir, hangi makama sunulur

İddianamenin kabulü kararını vermeye yetkili mahkeme, iddianamenin hitaben düzenlendiği ve kendisine sunulduğu mahkemedir. Eğer bu mahkeme tarafından iddianamenin iadesi kararı verilirse bu takdirde, iddianamenin kabulü kararını vermeye yetkili mahkeme değişecektir. İddianame kabul edildikten sonra duruşma günü sanığa tebliğ edilir (İddianame nedir).

İddianamenin kabulü ve sonuçları, iddianame nedir

İddianamenin kabulü kararı ile birlikte CMK 175/1 fıkrasında belirtildiği üzere, ceza muhakemesi sürecinin ikinci evresi olan kovuşturma evresine geçilmiş olur. Dolayısıyla CMK 175/1 fıkrasına göre iddianamenin kabulü ile birlikte kamu davası açılmış olur.

İddianamenin kabulü kararı ile birlikte, kovuşturma evresi başlayacağı için soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişinin sıfatı şüpheli olmaktan çıkıp sanık olacaktır. Zira CMK 2/1-b bendinde kovuşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişinin sıfatının, sanık olduğu ifade edilmiştir. Böylelikle, suç şüphesi altında bulunan şüpheliye tanınan haklar ve yükümlülükler değil kovuşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişiye, yani sanığa tanınan haklar ve yükümlülükler geçerli olacaktır.

İddianamenin kabulü kararı ile birlikte, sanık hakkında, koruma tedbirleri hususunda karar verme yetkisi, iddianameyi kabul eden mahkemeye geçecektir. Bu durumda, sanık hakkında, hâkim kararını gerektiren hususlarda kararlar (örneğin tutuklama koruma tedbirine karar verilmesi veya bu tedbirin kaldırılması veya süresinin uzatılması) soruşturma evresinde olduğu gibi, sulh ceza hâkimi tarafından değil kovuşturma evresi söz konusu olduğu için artık iddianameyi kabul eden mahkeme tarafından verilecektir.

İddianameye itiraz / iddianamenin kabulüne itiraz

İddianame nedir. İddianame mahkeme tarafından kabul edildiğinde bu karara itiraz etme olanağı bulunmamaktadır. Suçtan zarar görenin, mağdurun vekilinin iddianemenin kabulü kararına itiraz hakkı yoktur. Şüphelinin de yararı bulunmadığı için itiraz hakkı bulunmamaktadır. İddianamenin kabulüne karar verildiğinde buna ilişkin bir kanun yolu bulunmamaktadır. Dolayısıyla iddianamenin kabulüne itiraz mümkün değildir.

Bireysel Başvuruhttp://www.bireyselbasvuru.com.tr
Hukuk alanında en merak edilen konular hakkında avukat ve hukukçulara en güncel hukuki bilgiler. Hukuki sorunlara hukuksal cevaplar...

Kasten yaralamaya teşebbüs suçu

Kasten yaralamaya teşebbüs suçu nedirKasten yaralamaya teşebbüs...

TCK 86/2-Basit yaralama suçu ve cezası

TCK 86/2-Basit yaralama suçu nedirTCK 86/2 fıkrasında yer alan basit yaralama,...

Soruşturma zamanaşımı süresi ne kadar, soruşturma ne kadar sürer

Soruşturma zamanaşımı süresi ne kadarSoruşturma ile en çok merak edilen konulardan...

Müşteki ne demek? Müşteki mahkemeye girmezse ne olur?

Müşteki ne demek?Bu yazımızda sizlere "müşteki...

Radar cezalarına itiraz dilekçesi nasıl hazırlanır, nasıl itiraz edilir

Radar cezalarına itiraz dilekçesi (2019)Radar cezalarına itiraz...

En çok okunanlar

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz
Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz. Anayasa Mahkemesi...

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7)

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı
Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir? Bireysel başvurunun tanımı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru, temel hak ve...

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir (AYM)

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir?
Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar hakkında kısa bilgiler. Bireysel başvuruya konu edilebilecek haklar nelerdir? Hangi...

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır
Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır Su kirliliğinin çevresel etkileri yaşam alanlarımız ve toplum sağlığı...