Ana Sayfa Mahkemeye erişim hakkı konusunda AİHM Büyük Daire kararı

Mahkemeye erişim hakkı konusunda AİHM Büyük Daire kararı

-

AİHM, mahkemeye erişim hakkı ile ilgili yeni ve önemli bir karar verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Zubac/Hırvatistan (B. No: 40160/12) bireysel başvurusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS/Sözleşme) 6 § 1 fıkrasının (mahkemeye erişim hakkı) ihlali iddiasını incelemiştir.

Mahkemeye erişim hakkı ile ilgili AİHM başvurusunun özeti

Bireysel başvuru, Hırvat Yüksek Mahkemesinin mülkiyet iddiasına ilişkin olarak temyiz talebini reddetmesiyle ilgilidir. Yüksek Mahkeme, ihtilaf konusu olan tutar kanuni eşiğin altında kaldığından itirazı incelemeyi reddetmiştir. Bu nedenle başvurucu Bayan Zubac, Yüksek Mahkemeye erişiminin (mahkemeye erişim hakkı) engellendiğinden şikayetçi olmuştur.

AİHM, Bayan Zubac’ın Yüksek mahkemeye erişim hakkı konusundaki  kısıtlanmasının haklı olduğunu tespit etmiştir. Başvurucu kendi davasında, başından bu yana kaçınılması mümkün olan bazı usul hataları yapmıştı. Bu hatalar, iddiasını dile getirirken yasal temsilci seçimi (Hırvatistanlı bir avukat yerine Karadağlı)  ve dava konusu değerin yasaya uygun biçimde değiştirilmemesi ile ilgiliydi.

Ayrıca, davasıyla ilgili olarak nitelikli bir avukat tarafından temsil edilen başvurucu bu hataların sonuçlarını öngörememiştir. Esasen bu konuda özellikle Hırvatistan Yargıtay’ının açık ve tutarlı içtihatları bulunmaktaydı.

Her ne kadar alt mahkemeler, Bayan Zubac’ın iddiası ile ilgili olarak, ihtilafın konusu bakımından değer artırımına (temyiz başvurusu için asgari eşiğin üzerine getirecek olan) karar verirken bir hata yapmış olsa da bu kararlar Yüksek Mahkeme için bağlayıcı değildi. Yüksek Mahkeme, kararında hukuki kesinliği ve adaletin uygun şekilde işlemesini sağlamıştır.

Mahkemeye erişim hakkı ile ilgili olaylar

Başvurucu Vesna Zubac, 1959 doğumlu olup Bosna-Hersek vatandaşıdır. Eylül 1992’de, Bayan Zubac’ın kayınpederi Dubrovnik’teki (Bosna Hersek, Sırp Cumhuriyeti) evinin Trebinje’deki (Hırvatistan Cumhuriyeti) bir başka ev ile değişmesi için bir sözleşme imzalamıştır. Ölümünden sonra, oğlu ve Bayan Zubac’ın kocası, Ağustos 2002’de Dubrovnik Belediye Mahkemesinde, savaştan kaynaklanan koşullara bağlı olarak zorlama altında imzaladıkları gerekçesiyle sözleşmeyi geçersiz ve hükümsüz kılmaya yönelik dava açmıştır.

Bayan Zubac’ın kocası, Şubat 2005’e kadar Karadağlı bir avukat tarafından temsil edildi. 2005 yılının Nisan ayında yapılan bir duruşmada avukat, anlaşmazlığın konusunu 10.000 Hırvat kunası (HRK – o zamana göre yaklaşık 1.300 Avro) değerinden 105.000 HRK’ye (yaklaşık 14.160 Avro) yükseltmiştir.

Belediye mahkemesi, 2005 yılının Eylül ayında, dava masraflarının artmasına bağlı olarak dava masraflarının ödemelerine karar vererek davayı reddetmiştir. Dubrovnik İlçe Mahkemesine yapılan itiraz da reddedildiğinden, Bayan Zubac’ın kocası Hırvatistan Yüksek Mahkemesine itirazda bulunmuştur. Dava, kocasının vefatından sonra Bayan Zubac tarafından takip edilmiştir.

Yüksek Mahkeme, 2011 yılının Mart ayında, itiraz konusu mülkün değerinin yasal eşiğin altında olduğu gerekçesiyle temyiz talebini reddetmiştir. Yüksek Mahkeme, söz konusu mülkün değerinin, alt mahkemeler tarafından onaylanmış olandan ziyade (HRK 10.000) talep belgelerinde belirtilen değerde olduğunu kabul etmiştir (HRK 105.000). Temyiz başvurusu için eşik değer 100.000 HRK olduğu için Yüksek Mahkeme başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Mahkeme, ilgili iç hukuk uyarınca, ihtilaf konusu mülkün değerinin, davanın esasına geçilmeden önce, en geç hazırlık duruşmasında veya ana duruşmanın ilk oturumunda değiştirilebileceğine işaret etmiştir. Bununla birlikte, Bayan Zubac’ın davasındaki ihtilafın değeri daha sonraki bir aşamada artırılmıştı.  Bayan Zubac bu nedenle, iddiada bir değişiklik yapıldığını düşünememişti. Bayan Zubac’ın Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru da Kasım 2011’de kabul edilemez bulunmuştur.

AİHM dairesinin mahkemeye erişim iddiasına ilişkin yaklaşımı

Başvurucu, Sözleşme’nin 6 § 1 fıkrasına (mahkemeye erişim hakkı) dayanarak, Hırvatistan Yüksek Mahkemesine erişiminin engellendiğinden şikayetçi olmuştur.

AİHM, 11 Ekim 2016 tarihli Daire kararında, üçe karşı dört oyla, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin (mahkemeye erişim hakkı) ihlal edildiğine karar vermiştir. Daire, Yüksek Mahkemenin, temyiz başvurusu için resmi bir şekilde temyize başvurmak için yasal asgari kurallar uyguladığı ve bunun 6. maddede yer alan usule ilişkin genel ilkeye aykırı olduğunu tespit etmiştir.

6 Mart 2017’de Büyük Daire inceleme heyeti, Hırvat Hükümetinin davanın Büyük Daireye havale edilmesi istemini kabul etmiştir. Bir Büyük Daire duruşması 12 Temmuz 2017’de gerçekleştirildi.

Mahkemeye erişim hakkı ile ilgili Büyük Daire kararının özeti

Sözleşme’nin 6. maddesi, Taraf Devletlerin temyiz mahkemeleri kurmalarına itiraz etmemektedir. Ancak, bu tür mahkemelerin Sözleşme’nin 6. maddesindeki güvencelere uygun olmaları gerekir. Örneğin, medeni hak ve yükümlülüklerinin tespiti için mahkemeye erişim hakkını garanti etmeleri zorunludur.

AİHM’in, Taraf Devletlerin mahkemeye erişim hakkı konusundaki sınırlamaları belirleyen politika tercihlerinin uygun olup olmadığına ilişkin görüş bildirme görevi bulunmamaktadır. AİHM’in yetkisi bu alandaki seçimlerinin Sözleşme ile uyumlu olup olmadığını belirlemekle sınırlıdır.

AİHM, yüksek mahkemeye temyiz başvurusu için yasal bir ratione valoriseşiğinin uygulanmasının, yüksek mahkemenin yalnızca gerekli öneme sahip konularla başa çıkma rolünün özüne ilişkin yasal ve makul usul gereği olduğunu kabul etmiştir (Bu konuda bkz:  Dobrić/Sırbistan, B.no. 2611/07 ve 15276/07 , § 54, 21 Haziran 2011 ve Jovanović/Sırbistan, B. No: 32299/08, § 48, 2 Ekim 2012).

Mahkemeye erişim hakkı konusunda AİHM Büyük Daire duruşması

Mahkemeye erişim hakkı ile ilgili AİHM kriterleri

Yüksek mahkemelere erişim konusunda yasal ratione valoriskısıtlamalarının uygulanmasına ilişkin olarak AİHM üç kriter belirlemiştir. (i) Kısıtlamanın öngörülebilirliği, (ii) yargılama sırasında yapılan hataların olumsuz sonuçlarının ortaya çıkması ve (iii) aşırı biçimcilik kriteri (Bu konuda bkz: Sociedad Anónima del Ucieza/İspanya, B. no. 38963/08 , §§ 33-35, 4 Kasım 2014 ve Hasan Tunç ve Diğerleri/Türkiye, B. no. 19074/05 , §§ 30-34, 31 Ocak 2017).

AİHM, Yüksek Mahkemeye temyiz başvurusunda bulunmak için yasal bir eşik uygulanmasının, söz konusu mahkemenin yalnızca gerekli öneme sahip konularla ilgilenme rolüne ilişkin meşru ve makul bir gerekçeden kaynaklandığını tespit etmiştir. Böylesi bir kısıtlama, hukukun üstünlüğünü ve adaletin düzgün işlemesi meşru amaçlarına uygundur.

Yüksek Mahkemenin temyiz başvurusunda uygulanacak yasal asgari kurallara ilişkin yorumu başvurucunun mahkemeye erişim hakkını orantısız bir şekilde engellememiştir. Kuralların düzenleniş şekli devletin taktir yetkisinin ötesine geçmemiştir.

Bu sonuca varırken AİHM, başvurucunun kendi davasında prosedürel hatalar yapmasına dayanmıştır. Bu hatalar, iddiasını dile getirirken yasal temsilci seçiminden (Hırvatistanlı bir avukat yerine Karadağlı) ve dava konusu değerin değiştirilmesindeki başarısızlıktan kaynaklanmıştır.

Şubat 2005’te dava açılıncaya kadar, başlangıçta belirtilen değerin değiştirilebilmesi mümkündü. Dahası, dava sırasında bir Hırvat avukat tarafından temsil edilmesine rağmen, söz konusu değeri değiştirmek istediğini belirtmemiş, davanın daha sonraki bir aşamasında (Nisan 2005) bu talepte bulunmuştu.

Ayrıca Yüksek Mahkeme ihtilaf konusunun değerinin değiştirilmesi hususunda açık ve tutarlı davranmıştır. Üstelik başvurucu, dava başladığında Hırvatistan’dan nitelikli bir avukat tarafından temsil edilmişti. Değer değişikliğine ilişkin uygulama, avukatın bilmesi beklenen bir Yüksek Mahkeme içtihadıydı. Bu nedenle, hukuk davasının temyizi için izlenecek prosedür tutarlı ve öngörülebilir bir şekilde düzenlenmişti.

Son olarak AİHM, Yüksek Mahkeme’nin, mahkemeye erişimin engellenmesi bakımından alt mahkemelerin hatalarıyla bağlı kılınmasını kabul etmemiştir. Aksine, Yüksek Mahkemenin kararı hukuki kesinlik ve adaletin uygun şekilde işlemesini sağlamıştır.

Dolayısıyla AİHM Sözleşme’nin 6 § 1 fıkrasının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

AİHM, mahkemeye erişim hakkı ile ilgili yeni ve önemli bir karar verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Zubac/Hırvatistan (B. No: 40160/12) bireysel başvurusunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS/Sözleşme) 6 § 1 fıkrasının (mahkemeye erişim hakkı) ihlali iddiasını incelemiştir.

Bireysel Başvuruhttp://www.bireyselbasvuru.com.tr
Hukuk alanında en merak edilen konular hakkında avukat ve hukukçulara en güncel hukuki bilgiler. Hukuki sorunlara hukuksal cevaplar...

Son yazılar

Bilişim suçları cezası ne kadar. Bilişim suçları cezası kaç yıl.

Bilişim suçları cezası ne kadarBilişim suçları cezası ne kadar? Bilişim suçlarının cezası...

TCK 86-Kasten yaralama suçu nedir?

TCK 86 - kasten yaralama suçu nedir? Kasten yaralamaya teşebbüs suçu nedir? Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi, Kasten yaralama suçu ve haksız tahrik, basit yaralama suçu ve cezası
TCK 86-Kasten yaralama suçu nedir? TCK 86-Kasten yaralama suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 86-88. maddelerinde açıklamıştır....

Takipsizlik kararına itiraz dilekçesi

Takipsizlik kararına itiraz nasıl yapılır Takipsizlik kararına itiraz dilekçesi örneğine aşağıda yer verilmiştir. Aşağıda verilen örnek bilgi amaçlı...

Takipsizlik kararı nedir (CMK 172)

Takipsizlik kararı nedir? Takipsizlik ne demek? Takipsizlik kararına itiraz nasıl yapılır? Süresi ne kadardır? Hangi durumlarda takipsizlik kararı verilir.
Takipsizlik kararı ne demek (CMK 172) Takipsizlik kararı nedir? Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 172/1 maddesine göre Cumhuriyet savcısınca,...

En çok okunanlar

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz

Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz
Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz Gizli tanık beyanları tek başına hükme esas alınamaz. Anayasa Mahkemesi...

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı

Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı
Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek (TCK 220/7) konusunda AİHM kararı AİHM, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek...

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir?
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru nedir? Bireysel başvurunun tanımı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru nedir? Bireysel başvuru, temel hak ve...

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir (konu bakımından yetki)?

Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir?
Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar nelerdir? Bireysel başvuru kapsamındaki haklar hakkında kısa bilgiler. Bireysel başvuruya konu edilebilecek haklar nelerdir? Hangi...

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır

Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır
Su kirliliğinin çevresel etkileri konusunda devletin pozitif yükümlülüğü vardır Su kirliliğinin çevresel etkileri yaşam alanlarımız ve toplum sağlığı...