Mehmet Altan davasında AİHM ihlal kararı verdi

-

Mehmet Altan davasında AİHM ihlal kararı verdi

Mehmet Altan davasında AİHM ihlal kararı verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Mehmet Altan bireysel başvurusunda ihlal kararı verdi (Mehmet Altan/Türkiye, B. No: 13237/17) .

Mehmet Altan‘ın başvurusunu inceleyen mahkeme, başvurunun kabul edilebilirlik ve esasını birlikte değerlendirerek oy çokluğu ile özgürlük ve güvenlik hakları ihlal edildiğine hükmetti.

Mehmet Altan‘ın 12 Ocak 2017’de yaptığı başvuru, AİHM 2. Dairesince 20 Şubat 2018 tarihinde karara bağlandı. Gerekçesi yazılan karar, bugün AİHM’in internet sitesinde İngilizce ve Fransızca olarak yayımlandı. Davadan çekilen AİHM’in Türk yargıcı Işıl Karakaş yerine Türkiye’nin ilettiği isim listesinden seçilerek, heyette yer alan Ergin Ergül, karara muhalif kaldı.

 

AİHM, kapatılan Zaman gazetesi eski yazarlarından Mehmet Altan‘ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (AİHS) güvenceye alınan haklara ilişkin sekiz şikayetinden, Anayasa Mahkemesi’nin de (AYM)  ihlal yönünde karar verdiği “Özgürlük ve güvenlik hakkı” ile “İfade özgürlüğü“nün ihlal edildiğine hükmetti. AİHM ayrıca Mehmet Altan‘ın tutukluluğuna son vermek için Türkiye’nin gerekli tüm tedbirleri almasına da karar vererek, başvurucuya 21.500’er avro tazminat ödenmesini kararlaştırdı. Mehmet Altan davasında AİHM ihlal kararı verdi.

Mehmet Altan davasında AİHM ihlal kararı verdi: AİHM kararının özeti

AİHM Mehmet Altan/Türkiye (B. No: no. 13237/17) davasında;

  • (bire karşı altı oyla), AİHS‘nin 5 § 1 maddesinin ihlal edildiğine (özgürlük ve güvenliği hakkı);
  • (bire karşı altı oyla), AİHS‘nin 10. maddenin ihlal edildiğine;
  • (oybirliğiyle), AİHS‘nin 5 § 4 maddesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

AİHS’nin 5 § 1 maddesi ile ilgili olarak

Mahkeme, AİHS’nin5 § 1 maddesi uyarınca Mehmet Altan’ın yargılama öncesi tutukluluğunun devam ettiğini tespit etmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 11 Ocak 2018 tarihli ihlal karına rağmen Mehmet Altan‘ın tutuklu yargılanmasına devam edildiği kararda yer almıştır. Bu durumun hürriyet ve güvenlik hakkının gerektirdiği şekilde “kanuna uygun” ve “kanunun öngördüğü bir usul uyarınca” olduğunun kabul edilemeyeceğini belirten AİHM ihlal kararında özellikle, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin tahliye taleplerini reddetme nedenlerini göz önünde bulundurmuştur.

Mehmet Altan’ın serbest bırakılmasının ve AYM tarafından verilen “kesin” ve “bağlayıcı” bir kararın ardından (AYM’nin 11/1/2018 tarihli Mehmet Hasan Altan (B. No: 2016/23672) kararı ve basın duyurusu), Sözleşme’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının gereklerini yerine getirildiği düşünülemez. AİHM, bir başka mahkemenin AYM kararını yerine getirmemesinin, AYM’nin bireysel başvurular hakkında nihai ve bağlayıcı kararlar vermesi için verilen yetkilerin, hukukun üstünlüğünün temel ilkelerine ve hukuki  kesinlik ilkesine aykırı olduğunu belirtmiştir.

Sözleşme’nin 5. maddesi keyfiliğe karşı bir garantidir. AİHM, AYM’nin kararından sonra bile Mahmet Altan‘ın tutukluluk halinin devamının, benzer  davalarda AYM’ye bireysel başvuru hukuk yolunun etkinliğine ilişkin ciddi şüpheler doğurduğunun altını çizmiştir.

Bununla birlikte, AİHM, konuyla ilgili olarak, daha önce (Koçintar/Türkiye (dec.), no. 77429/12, 1 Temmuz 2014) AYM’ye bireysel başvuruda bulunma hakkının, özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilerin şikayetleri konusunda etkili bir hukuk yolu oluşturduğuna karar vermemişti. Ancak, özellikle ilk derece mahkemelerinin içtihadında meydana gelen gelişmeler ışığında AİHM’in, Sözleşme’nin 5. maddesine dayanan davalarda AYM’ne bireysel başvuruların sisteminin etkinliğini inceleme hakkı saklıdır.

AİHS‘nin 46. maddesi ile ilgili olarak

AİHS‘nin 46. maddesine (kararların bağlayıcılığı ve uygulanması) göre, AİHM, Mehmet Altan‘ın tutukluluk halinin mümkün olan en erken tutukluluğunun sona ermesini sağlamak için davalı Devleti (Türkiye) görevlendirmiştir.

AİHS’nin 10. maddesi ile ilgili olarak

10. madde uyarınca AİHM, Mehmet Altan‘ın görüşlerini açıkladıktan sonra ilk ve devam eden tutukluluğunun devam ettirilmesini gerektirecek hiçbir gerekçe olmadığını belirtmiştir. Bu durum demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı bir müdahale olarak kabul edilemez. Bu bağlamda, AİHM, bir ülke liderlerinin ulusal çıkarları tehlikeye atmak olarak gördüğü bilgilerin yayınlanması neticesinde bu bilgileri yayınlayanların terör örgütüne mensup olma, terör örgütüne yardım etme ya da hükümetti devirmeye teşebbüs etme gibi ciddi suçlardan cezai suçlamalara maruz bırakılmaması gerektiğine işaret etmiştir.

AİHS‘nin 5 § 4 maddesi ile ilgili olarak

AİHM, AYM’de (16 ay ve üç gün) yargılama süresine ilişkin 5 § 4 maddesi kapsamındaki şikayete ilişkin olarak, mevcut davadaki durumun, özellikle davanın karmaşıklığı AYM’nin iş yükü nedeniyle olağanüstü olduğunu tespit etmiş ve ihlal kararı vermemiştir.

Son olarak, AİHM AİHS‘nin 5 § 5 fıkrasının (kanuna aykırı olarak gözaltında tazminat hakkı) şikâyetini oybirliğiyle reddetmiştir. Bu kararda, Mehmet Altan‘ın AİHS‘nin 5 § 5 fıkrası uyarınca şikâyetine ilişkin tazminat alabileceği bir hukuk yolu bulunduğunu tespit etmiştir.

Mehmet Altan davasında AİHM ihlal kararı verdi.

Anayasa Mahkemesi karar arama

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarına buradan ulaşın.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karar arama

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına buradan ulaşın.

BİZİ TAKİP EDİN

EN SON YAZILAR

Tümü

EN ÇOK OKUNANLAR