Ana Sayfa Hukuk Mesafeli satış sözleşmesi hakkında tüm merak edilenler

Mesafeli satış sözleşmesi hakkında tüm merak edilenler

Mesafeli satış sözleşmesi nedir?

Mesafeli satış sözleşmesi” özellikle internet ticaretinin artmasıyla beraber daha da önem kazanmıştır. Mesafeli satış sözleşmesi esas olarak 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinde mesafeli sözleşmeler kapsamında düzenlenmiştir. 6502 sayılı Kanun’un 48/I fıkrasına göre mesafeli satış sözleşmesi şöyle tanımlanmıştır:

Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dâhil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler”.

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nde göre mesafeli sözleşmelerin tanımına yer verilmemiştir. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği tüketiciler ile e-ticaret şirketleri de dâhil olmak üzere satıcılar veya satış yapan şirketlerle ilgili yeni düzenlemeler getirmektedir. Tüketicinin korunması mevzuatına paralel olarak, tüketicinin korunmasının kapsamı genişletilmiş ve satıcılara daha geniş sorumluluklar yüklenmiştir.

6502 sayılı Kanun’da yer alan “mesafeli sözleşme” kavramı, Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) ifade edilen “mesafeli satış” kavramından farklıdır. TBK’nin 208/II, 211/I, 226 vd. maddelerinde “mesafeli satış”, ifa yerinden başka bir yerde teslim edilecek malların satışında, satılan malın akdi veya yasal ifa yerinden başka bir yere gönderilmesini ifade etmektedir. Dolayısıyla TBK anlamında mesafeli satış ifa yeriyle ilgili olan bir kavramdır.

6502 sayılı Kanun bakımından ise mesafeli satış sözleşmesi, sözleşmelerin uzaktan iletişim araçlarıyla kurulmasını ve genelde de malın uzaktan iletişim araçları vasıtasıyla gönderilmesini ifade eder.

Mesafeli satış sözleşmesinin tarafları tüketici ve satıcı sıfatına sahipse, tüketici işlemi niteliğinde sayılarak 6502 sayılı Kanun’un hükümlerine tabi olacaktır. Mesafeli satış sözleşmesinin taraflarından satıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunan adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişidir (6502 s. Kanun m. 3/I-i).

Mesafeli satış sözleşmesinden bahsedebilmek için mutlaka bir tüketiciyle yapılan ve 6502 sayılı Kanun anlamında bir tüketici sözleşmesi niteliği taşıyan bir sözleşme bulunmalıdır.

Mesafeli satış sözleşmesi hangi yollarla yapılır?

Mesafeli satış sözleşmesi;

  • Yazılı veya görsel iletişim araçları kullanılarak yapılan mesafeli satış sözleşmesi,
  • Telefon kullanılarak yapılan mesafeli satış sözleşmesi,
  • Elektronik ortamda (internet üzerinden) kurulan mesafeli satış sözleşmesi

şeklinde gruplandırılabilir.

Mesafeli satış sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Tüketicinin asli borcu kararlaştırılan bedeli ödemek, satıcının asli borcu ise satılanın zilyetliğini ve mülkiyetini tüketiciye devretmektir.

İnternet üzerinde veya online olarak var olan mallar hariç, satıcının borcunu ifa edebilmesi için malı tüketiciye teslim etmesi şarttır. Zira mesafeli satış sözleşmesi yapılması ile satılanın mülkiyeti kendiliğinden tüketiciye geçmez. Burada mutlaka tasarruf niteliğindeki ifanın gerçekleşmesi gereklidir.

Mesafeli satış sözleşmelerinde uygulanacak mevzuat nelerdir?

Mesafeli satış sözleşmelerinde, 6502 sayılı Kanun’un 48. maddesi ve satıma ilişkin hususlarda Türk Borçlar Kanun’un 207 vd. (satım sözleşmelerine ilişkin) maddeleri birlikte uygulama alanı bulmaktadır. Buna ek olarak mesafeli satış sözleşmelerinin kapsamı, dayanağı, ön bilgilendirme ve cayma hakkı gibi konularında Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (27 Kasım 2014 tarih ve 29188 sayılı Resmi Gazete) uygulama alanı bulmaktadır.

6502 sayılı Kanun’un 48/VI fıkrası hükmünde yapılan düzenlemede, mesafeli satış sözleşmelerinde kapsam dışı sayılan hallerin Yönetmelik ile belirleneceği düzenlenmiştir. Kural olarak, bir tarafın tüketici diğer tarafın satıcı olduğu ve tüketici işlemi niteliğinde sayılan her türlü mesafeli satış sözleşmesi kapsama dâhildir.

Mesafeli satış sözleşmesi nasıl kurulur?

Mesafeli satım sözleşmelerinde, taraflar müzakere ve sözleşmenin kurulması aşamalarında fiziksel olarak yüz yüze gelmezler. Bu tür sözleşmeler uzaktan bağlantı sağlayan iletişim araçları vasıtasıyla kurulabilir. Mesafeli satış sözleşmeleri, uzaktan iletişim araçları vasıtası ile kurulduğu için tarafların irade beyanı açıklamaları da uzaktan iletişim araçları vasıtası ile olmaktadır.

6502 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre “Vitrinde, rafta, elektronik ortamda veya açıkça görülebilir herhangi bir yerde teşhir edilen malın, satılık olmadığı belirtilen bir ibareye yer verilmedikçe satışından” kaçınılmaz.

Aksi açıkça ve kolaylıkla anlaşılmadıkça, fiyatı göstererek mal sergilenmesi veya tarife, fiyat listesi ya da benzerlerinin gönderilmesi Türk Borçlar Kanunu bakımından öneri sayılmaktadır (TBK m. 8/II).

Kabul, yapılan bir öneriye karşılık muhatap tarafından önerene yöneltilen ve sözleşmeyi öneriye uygun olarak meydana getirme arzusunu kesin olarak ifade eden ve yenilik doğuran irade beyanıdır. Kural olarak önerinin kabulü ile sözleşme kurulmuş olmaktadır. Mesafeli satış sözleşmeleri açısından, sözleşmenin kurulması için satıcının önerisi üzerinde tüketici bir değişiklik yapmaksızın öneriyi aynen kabul etmektedir.

Mesafeli satış sözleşmesinde hangi bilgiler yer almalıdır?

Mesafeli satış sözleşmelerinde tüketiciyi koruyucu nitelikteki düzenlemelerden biri satıcıya veya satıcı adına hareket eden kişiye getirilmiş olan ön bilgilendirme yükümlülüğüdür. 6502 sayılı Kanun’un 48/II maddesine göre “Tüketici mesafeli sözleşmeyi ya da buna karşılık gelen herhangi bir teklifi kabul etmeden önce ayrıntıları Yönetmelikte belirlenen hususlarda ve siparişi onaylandığı takdirde ödeme yükümlülüğü altına gireceği konusunda açık ve anlaşılır şekilde satıcı veya sağlayıcı tarafından bilgilendirilir. Tüketicinin bilgilendirildiğine ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.”

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 5. maddesinde tüketicinin şu konularda bilgilendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir:

Malların temel niteliklerini, satıcının kimlik ve iletişim bilgilerini, vergiler dâhil olmak üzere malların toplam fiyatını, nakliye ve teslim giderlerini, ödeme teslimat ve ifaya ilişkin bilgiler ile satıcının bunlara ilişkin taahhütlerini, olası şikâyetlere ilişkin çözüm yollarını, cayma hakkının olması durumunda kullanım şartları ve kullanıma ilişkin detayları, varsa depozito veya diğer mali teminatların detaylarını, varsa dijital içeriklere ilişkin teknik koruma önlemlerini, dijital içeriğin hangi donanım ya da yazılımla birlikte çalışabileceğine ilişkin bilgileri ve tüketicinin uyuşmazlık durumunda sahip olduğu haklar.

Mesafeli satış sözleşmesinden doğan haklarım nelerdir

Mesafeli satış sözleşmesi ile ürün satın alan tüketicilerin gerek mesafeli satış sözleşmesine gerekse diğer kanun ve yönetmeliklere göre birçok hakkı bulunmaktadır. Bu yazımızda mesafeli satış sözleşmesi ile mal alımlarında tüketicilerin karşılaşabilecekleri sorunlar ve başvurabilecekleri yollar hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır.

Bu bilgilendirmenin yapıldığına ilişkin ispat yükü satıcıya aittir. Satıcı bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği takdirde, tüketici mesafeli satış sözleşmesi ile bağlı olmaz. Tüketicinin bilgilendirilmesi gereken başlıca unsur, ödeme yükümlülüğüdür. Ayrıca teslimat, nakliye ve benzeri ek masraflar konusunda satıcının tüketiciyi bilgilendirmemesi durumunda tüketici bu masrafların ödenmesinden sorumlu tutulamaz.

Satıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir. Bu süre her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer (Mesafeli Satış Yönetmeliği, m. 10/I).

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 7. maddesinde göre satıcı ön bilgilendirmenin kapsamına giren hususlarda tüketicinin bilgileri edindiğinin teyidini kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun olarak sağlamadığı sürece sözleşmenin kurulmayacağı belirtilmiştir.

Satıcının tüketiciye doğru bilgi vermemesi durumunda ne olur?

Satıcı, tüketiciye hiç veya tam doğru bilgi vermemesi nedeniyle tüketici bir zarara uğramışsa, tüketici geçerli bir sözleşmenin kurulmadığı durumlarda tazminat isteyebilir.

Sözleşme geçerli olarak kurulup ifa aşamasına geçildiği halde tam ve doğru bilgi verilmemiş olması sözleşmenin olumlu ihlali (kötü ifa) olarak nitelendirilebilir. Zarar gören tüketici bu defa doğrudan doğruya sözleşme sorumluluğuna ilişkin hükümlere dayanabilir.

Mesafeli satış sözleşmesinden cayma hakkı

Mesafeli satış sözleşmelerinde, yapılan sözleşmenin tüketici yönünden önemli riskleri ve sakıncaları bulunduğu için kanun koyucu tüketiciye cayma hakkı tanımıştır. 6502 sayılı Kanun 48/IV fıkrasına göre tüketici 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.

6502 sayılı Kanun’un 48/IV fıkrasına göre cayma hakkı, bozucu yenilik doğuran bir hak olup tek taraflı irade beyanıyla kullanılır. Cayma hakkı bildiriminin satıcılara varması veya satıcı tarafından öğrenilmiş olması şartı aranmaz. Bu nedenle, tüketici tarafından cayma hakkının 14 günlük süre içerisinde kullanılması yeterli olup beyanın karşı tarafa ulaşması önem taşımamaktadır.

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nin 9/II maddesine cayma hakkı süresi, hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün; mal teslimine ilişkin sözleşmelerde tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin malı teslim aldığı gün başlar. Ancak tüketici sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkını kullanabilir.

Yargıtay’ın cayma hakkı süresi konusundaki bir kararının özeti şöyledir: “… Davacı, davalı firmadan internet üzerinden verilen siparişle bilgisayar satın almış, ürünü teslim aldığı gün bozuk olması nedeniyle ürünü iade etmiş ve bedelinin iadesini talep etmiştir. Ürün davalı firma tarafından iade alınmayarak bedel tüketiciye gönderilmeyerek cayma hakkı kullanılarak sözleşmenin feshi ve bedel iadesi için dava açılmıştır. … Mesafeli satım sözleşmelerinde tüketici cayma hakkını koşulsuz şekilde kullanabilir. …”. (Yargıtay 13. HD., E.2012/5440, K.2012/8014, 26.3.2012).

Ön ödemeli satışlarda ise cayma hakkının 7 gün içinde kullanılması gerekir. Yargıtay’a göre “… Tüketicinin satın aldığı malda herhangi bir ayıp bulunmasa bile yapılan satışın ön ödemeli (kampanyalı) satış olması halinde malı teslim aldığı günden itibaren 7 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeden cayma hakkını kullanabilir…”. (Yargıtay 13. HD., E.2011/1695, K.2011/9092, 9.6.2011).

Cayma hakkının kullanılmasının sonuçları

Cayma hakkının kullanılmasında tüketicilere kolaylık sağlaması için Mesafeli Satış Yönetmeliği’nin ekinde cayma formuna yer verilmiştir. Tüketici, cayma hakkının kullanılmasında bu formları kullanabileceği gibi cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilir.

Cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirmenin bir yıllık süre içinde yapılması halinde, on dört günlük cayma hakkı süresi, bu bilgilendirmenin gereği gibi yapıldığı günden itibaren işlemeye başlar (Mesafeli Satış Yönetmeliği, m. 10/II).

Satıcı, tüketicinin cayma hakkını kullandığına ilişkin bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren 14 gün içinde, varsa malın tüketiciye teslim masrafları da dâhil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri iade etmekle yükümlüdür. Satıcı, tüm geri ödemeleri tüketicinin satın alırken kullandığı ödeme aracına uygun bir şekilde ve tüketiciye herhangi bir masraf veya yükümlülük getirmeden tek seferde yapmak zorundadır (Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği m. 12/I, II).

Tüketici ise, satıcı malı kendisinin geri alacağına dair bir teklifte bulunmadıkça, tüketici cayma hakkını kullandığına ilişkin bildirimi yönelttiği tarihten itibaren 10 gün içinde malı satıcıya ya da yetkilendirmiş olduğu kişiye geri göndermekle yükümlüdür (Mesafeli Satış Yönetmeliği m. 13/I). Tüketici, malları satıcı tarafından belirlenen taşıyıcı yoluyla iade ettiği sürece iade masraflarından sorumlu değildir.

Yargıtay’ın konuya ilişkin bir kararı şöyledir:“…Davacı, davalı firmadan internet üzerinden verilen siparişle bilgisayar satın almış, ürünü teslim aldığı gün bozuk olması nedeniyle ürünü iade etmiş ve bedelinin iadesini talep etmiştir. Ürün davalı firma tarafından iade alınmayarak bedel tüketiciye gönderilmeyerek cayma hakkı kullanılarak sözleşmenin feshi ve bedel iadesi için dava açılmıştır… Mesafeli satım sözleşmelerinde tüketici cayma hakkını koşulsuz şekilde kullanabilir. Malı iade alma yükümlülüğü satıcıya aittir. …” (Yargıtay 13. HD., E.2012/5440, K.2012/8014,  26.03.2012).

Satıcının yükümlülükleri nelerdir?

6502 sayılı Kanun’un 9/I fıkrasına göre satıcı, sözleşmeye konu malı satım sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür. 6502 sayılı Kanun’un 48/III fıkrası ve Mesafeli Satış Yönetmeliği’nin 16. maddesine göre satıcı tüketicinin siparişinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren taahhüt edilen süre içerisinde edimini yerine getirmek zorundadır. Mal satışlarında bu süre her halükarda 30 günü geçemez.

Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu vardır. 6502 sayılı Kanun 8/I fıkrasına göre “Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.”

Malın ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet sitesinde ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımaması ve satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olması hali ayıp teşkil etmektedir.

Tüketicinin malın ayıplı olması nedeniyle sahip olduğu seçimlik hakları 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesinde düzenlenmiştir. Tüketici, 6502 sayılı Kanun’da yer alan dört seçimlik hakkından istediği birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Aldığı ürünün ayıplı olması nedeniyle tüketicinin ayrıca tazminat hakkı da bulunmaktadır.

Ayıplı mal nedeniyle tüketicinin hakları şunlardır:

Sözleşmeden dönme hakkı

Tüketicinin aldığı malın ayıplı olması durumunda 6502 sayılı Kanun’un 11/I-a fıkrası gereğince tüketici dilerse malı geri vererek, ödediği bedelin iadesini talep edebilecektir. 6502 sayılı Kanun’da, tüketicinin iade yükümlülüğüne ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle TBK’nin 229. maddesi hükmü uygulanacaktır.

Satış bedelinde indirim talep etme hakkı 

Tüketicinin aldığı malın ayıplı olması durumunda 6502 sayılı Kanun’un 11/I-b fıkrasına göre göre tüketici ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirimini talep edebilir.

Satılanın ücretsiz olarak onarılmasını talep etme hakkı

Tüketicinin aldığı malın ayıplı olması durumunda “aşırı masraf gerektirmemesi” halinde 6502 sayılı Kanun’un 11/I-c fıkrasına göre satılanın ücretsiz onarılmasını talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu hak, maldaki ayıbın onarım yoluyla giderilebileceği ve malın alıcının ondan beklediği yararı sağlayabileceği duruma getirilmesi olanaklıysa kullanılabilir.

TBK’nin 227/I fıkrasına göre malın onarım bedeli aşırı fazla, olanaksız ya da onarım sonucu kullanılabilir olsa dahi değeri önemli ölçüde azalmışsa, alıcının diğer seçeneklere yönelmesi mümkündür.

Ücretsiz onarım hakkının kullanılması durumunda satıcı, malı ücretsiz onarmak zorundadır. Tüketiciden herhangi bir işçilik ücreti talep edilemez. 6502 sayılı Kanun’un 58/I fıkrasına göre üreticiler, ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için Bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince, satım sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorundadır.

Satılanın değiştirilmesini talep etme hakkı

Tüketici, seçimlik haklarından ayıplı malın ayıpsızıyla değiştirilmesini de tercih edebilir. TBK’nin 227/I fıkrasında imkân varsabu hakkın kullanılabileceğini açıkça ifade ederek 6502 sayılı Kanun’un 11/I-ç ile aynı yönde bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Ayıplı mal nedeniyle tazminat hakkı

Ayıplı mal nedeniyle tüketicinin tazminat hakkı, seçimlik haklarından ayrı olarak 6502 sayılı Kanun’un 11/VI fıkrasında düzenlenmiştir. Tüketici seçimlik haklarından biriyle birlikte veya ayrıca tazminat talebinde bulunabilir. Tüketicinin haklarından biriyle birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm veya yaralanmaya yol açan veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde TBK hükümlerine dayanarak tazminat talep etme hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanımı için, sözleşmeye aykırılık nedeniyle ortaya çıkan zararın ispat edilmesi gerekir.

Mesafeli satış sözleşmesi örneği

Aşağıda birkaç tane mesafeli satış sözleşmesi örneğine yer verilmiştir. Aşağıdaki sözleşmeler örnek olarak verilmiştir. Kanun ve yönetmeliğe uygun olarak bu sözleşme örneklerinin çeşitlendirilmesi mümkündür.

Mesafeli satış sözleşmesi ile ürün satın alan tüketicilerin gerek mesafeli satış sözleşmesine gerekse diğer kanun ve yönetmeliklere göre birçok hakkı bulunmaktadır. Bu yazımızda mesafeli satış sözleşmesi ile mal alımlarında tüketicilerin karşılaşabilecekleri sorunlar ve başvurabilecekleri yollar hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Mesafeli satış sözleşmesi nedir? Mesafeli satış sözleşmesi ihlal edildiğinde ne yapmalıyım? Mesafeli satım sözleşmesinden cayma hakkı nasıl kullanılır? Ayıplı mal nasıl iade edilir? Ayıplı malın onarımını nasıl yaptırabilirim?

Çok okunanlar

Son Yazılar

İlginizi Çekebilir