Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti

100
Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti
Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti

Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti

Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti  6216 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Kimlerin bireysel başvuruda bulunabileceği 6216 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. 6216 sayılı Kanun‘un bireysel başvuru hakkına sahip olanlar başlıklı 46(1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol tığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.

Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir.”

Dolayısıyla özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti konusunun bu madde çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti koşulları

6216 sayılı Kanun‘un bireysel başvuru hakkına sahip olanlar başlıklı 46(1) fıkrasında bir kişinin AYM’ye bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı

  • başvurucunun güncel bir hakkının ihlal edilmesi,
  • bu ihlalden dolayı kişinin kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması,
  • ve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin mağdur olduğunu ileri sürmesidir (bkz: Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42).

Dolayısıyla, bu şartları taşıyan özel hukuk tüzel kişilerinin Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru bürosuna bireysel başvuru formunu göndererek başvuruda bulunabilmeleri mümkündür.

Özel hukuk tüzel kişileri ancak tüzel kişilerini doğrudan ilgilendiren konularla ilgili bireysel başvuru yapabilirler

Bu bağlamda özel hukuk tüzel kişileri ancak tüzel kişilerini doğrudan ilgilendiren konularla ilgili bireysel başvuru yapabilirler.

Başvuru anında tüzel kişiliğin hukuken geçerli bir şekilde kazanılmış ve varlığını sürdürüyor olması gerekir

Gerçek kişilerden farklı olarak özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru yapabilmelerinin ön koşulu, başvuru anında tüzel kişiliğin hukuken geçerli bir şekilde kazanılmış ve varlığını sürdürüyor olmasıdır. Tüzel kişiliği ortadan kalkmış toplulukların bireysel başvuruları kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır. (özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti)

Başvurunun yetkili kişilerce yapılması gerekir

Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti konusunda bir diğer husus da başvurunun, kendilerini temsile yetkili kişi veya kişiler ya da bunların yetkilendirdiği avukatları aracılığıyla yapmasının zorunlu olmasıdır. Dolayısıyla tüzel kişiliğe sahip olmayan adi ortaklıklarca yapılacak bireysel başvuruların, hak ve borçlarının ortaklara ait olması nedeniyle, ortaklar tarafından yapılması gerekir.

Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti hususunun dört başlık altında incelenmesi gerekir:

  1. Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti,
  2. Derneklerin bireysel başvuru ehliyeti,
  3. Siyasi partilerin bireysel başvuru ehliyeti,
  4. Sendikaların bireysel başvuru ehliyeti.

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti  6216 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. (Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti). 6216 sayılı Kanun’un bireysel başvuru hakkına sahip olanlar başlıklı 46(1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.

Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir.”

Dolayısıyla ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti konusunun bu madde çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü ve 6216 sayılı Kanun’un 45(1) fıkraları uyarınca Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS / Sözleşme) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese, Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru yapma hakkı tanınmıştır. Dolayısıyla medeni haklara sahip gerçek ve tüzel kişiler, bireysel başvuru yönünden dava ehliyetine sahiptir (Büğdüz Köyü Muhtarlığı, B. No: 2012/22, 25/12/2012, § 24).

6216 sayılı Kanun‘un 46(2) fıkrasının ikinci cümlesinde özel hukuk tüzel kişilerinin sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilecekleri belirtilmiştir.

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru koşulları

Bu bağlamda ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti ancak tüzel kişiliklerini doğrudan ilgilendiren konularla ilgili olabilir. Gerçek kişilerden farklı olarak ticaret şirketlerinin bireysel başvuru yapabilmelerinin ön koşulu, başvuru anında tüzel kişiliğin hukuken geçerli bir şekilde kazanılmış ve varlığını sürdürüyor olmasıdır. Tüzel kişiliği ortadan kalkmış şirketin bireysel başvurusu kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır. (Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti).

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre sermaye şirketlerinin, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Şirketin tüzel kişiliği haiz olması nedeniyle hak ve fiil ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ve dava ehliyeti de bulunmaktadır. Buna karşılık ticaret siciline tescil ile fiil ehliyetine sahip olan şirketin, kanundan kaynaklanan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ve ticaret sicilinden kaydının silinmesiyle tüzel kişiliği ve dava ehliyeti sona erecektir.

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti konusunda bir diğer husus da başvurunun, kendilerini temsile yetkili kişi veya kişiler ya da bunların yetkilendirdiği avukatları aracılığıyla yapmasının zorunlu olmasıdır. Dolayısıyla tüzel kişiliğe sahip olmayan adi ortaklıklarca yapılacak bireysel başvuruların, hak ve borçlarının ortaklara ait olması nedeniyle, ortaklar tarafından yapılması gerekir.

Tüzel kişinin güncel ve kişisel haklarını doğrudan ilgilendirme koşulu

Ticaret şirketlerinin başvurularının incelenebilmesi için şikâyet edilen konuların özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketinin güncel ve kişisel haklarını doğrudan ilgilendirmesi gerekir. AYM, ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusuna ilişkin bu hususu Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti. başvurusunda incelemiştir (B. No: 2013/845, 20/11/2014).

Başvurucu sıfatıyla ticaret şirketi, bir kamu kurumuyla ile sözlü olarak yaptığı vedia sözleşmesi gereği alması gereken alacağını tahsil amacıyla dava açmıştır. Derece mahkemesi alacağın muaccel hale gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bunun üzerine şirket mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurmuştur.

AYM,  başvuruda, özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusunu incelemiştir. Bireysel başvuru özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketin kendisini temsile yetkili müdürü adına, şirketin vekili tarafından yapılmıştır. Başvuru konusu alacağın tahsili amacıyla açılan davada verilen karara ilişkindir. AYM, şikâyet edilen konuların özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketinin güncel ve kişisel haklarını doğrudan ilgilendirdiğini tespit etmiştir. AYM, bu nedenle başvurunun kişi yönünden yetki kapsamında olduğuna karar vererek başvuruyu incelemiştir (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/845, 20/11/2014, § 27).

Tüzel kişiliğin devam ediyor olması koşulu

AYM başvurucu sıfatıyla bir ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusuyla ilgili olarak tüzel kişiliğin devam ediyor olması koşulunu Çağ Ağaç Sanayi Ticaret ve Nakliye Limited Şirketi başvurusunda incelemiştir (B. No: 2013/6825, 07/01/2016). Başvuru, ihalenin feshi davasında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle birlikte adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkindir.

AYM, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olduğunu tespit etmiştir. Kamu gücü tarafından haklarının ihlal edildiğini iddia edilen şirketin bireysel başvuru yapmadan önce tüzel kişiliğinin devam ediyor olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğinin sona ermesi durumunda şirket adına bir başkası tarafından bireysel başvuruda bulunulması mümkün değildir. Başvuru kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Başvurunun şirketi temsile yetkili kişi tarafından yapılması gerekir

AYM başvurucu sıfatıyla bir ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusuyla ilgili olarak başvurunun şirketi temsile yetkili kişi tarafından yapılması koşulunu Kaçkar Çay San. A. Ş.  başvurusunda incelemiştir (B. No: 2014/2937, 21/7/2011).

Başvurucu şirketin kanuni temsilcisi olduğunu belirten H.S., yalancı tanıklık suçuyla ilgili olarak şirketi temsilen yaptığı şikâyet üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle şirketin anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

AYM, başvurucu şirketi temsile yetkili kişiyi gösteren imza sirküleri ve eklerinin incelenmiştir. AYM, yönetim kurulu kararıyla şirketi temsil hususunda S. K. isimli kişinin seçildiğini ve bu kararın ticaret siciline tescil ettirildiğini tespit ederek başvurunun şirketi temsile yetkili kişi tarafından yapılmadığı gerekçesiyle “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Kaçkar Çay San. A. Ş., B. No: 2014/2937, 21/7/2011, §§ 15-17).

Acarkent Site Yönetimi başvurusunda ise AYM (B. No: 2013/834, 18/9/2014) aidatlarını zamanında ödemeyen üyesi hakkında yaptığı icra takibi ile ilgili bir davada anayasal haklarının ihlal edildiği şikayetlerini incelemiştir.

AYM, kararında başvurucu site yönetiminin özel hukuk tüzel kişisi olduğunu belirmiştir. Başvurunun site yönetimini temsile yetkili başkan adına, site yönetiminin vekili tarafından yapılmıştır. Başvuru konusu ise ödenmesi gereken aidatların tahsili amacıyla açılan davada verilen karara ilişkin şikâyetlerdir.

AYM, özel hukuk tüzel kişisi olan site yönetiminin güncel ve kişisel bir hakkını doğrudan ilgilendiren başvurunun kişi yönünden yetkisi kapsamında olduğuna karar vermiştir (Acarkent Site Yönetimi, B. No: 2013/834, 18/9/2014, § 24).

Derneklerin bireysel başvuru ehliyeti

Derneklerin bireysel başvuru ehliyeti  6216 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. (Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti). 6216 sayılı Kanun’un bireysel başvuru hakkına sahip olanlar başlıklı 46(1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.

Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir.”

Dolayısıyla derneklerin bireysel başvuru ehliyeti konusunun bu madde çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

AYM, derneklerin bireysel başvuru ehliyeti konusunu bazı kararlarında incelemiştir.

Derneklerin bireysel başvuru ehliyeti:  Mağdur statüsü

Türk Pediatrik Onkoloji Grubu Derneğinin bireysel başvurusunda (B. No: 2012/95, 25/12/2012) AYM, yapılan yasal düzenlemenin başvurucu derneğin sadece üyelerini etkilediğini, bu nedenle de başvurucu Derneğin başvuru konusu yasama işleminin “mağduru” olmadığı gerekçesiyle “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Derneklerin bireysel başvuru ehliyeti:  Derneğin haklarının etkilenmesi koşulu

Yine bir dernek, Artvin’in Yusufeli ilçesinde yapılması planlanan HES projesinin iptali için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Danıştayda açtığı davanın reddi nedeniyle Anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talebinde bulunmuştur (B. No: 2013/1212, 12/9/2013 (kk))

Özel hukuk tüzel kişisi olan dernek, başvurusunda tüzel kişiliğe ait ne tür bir hakkın ihlal edildiği belirtilmeksizin, üyelerinin aile, çevre, mülkiyet gibi anayasal haklarının ihlal edildiğinin ileri sürmüştür. Danıştay’da açılan davanın konusunun Yusufeli Barajı ve HES Projesinin uygulanmasına ilişkin olduğu, bu karar ve işlemler ile bölgede yaşayan kişilerin durumlarının etkilenme ihtimalinin bulunduğu belirtilmiştir. AYM, derneğin tüzel kişiliğine ait haklara müdahale edildiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle “mağdur” sıfatının bulunmadığına karar vermiştir (B. No: 2013/1212, 12/9/2013 (kk), §§ 22-23).

Bir diğer başvuruda başvurucu, meslek birliklerine üye olan sanatçılara ait eserlerin, kendilerinden izin alınmadan ve telif hakkı ödenmeden çeşitli televizyon kanallarında yayınlanmasının, sanatçıların eserleri üzerindeki haklarını ihlal ettiği iddiasıyla şikayetçi olmuştur. Şikayeti hakkında savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

Başvurucu dernek be karar nedeniyle anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. AYM, başvuru konusu olayda, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, yalnızca Biroy Sinema Oyuncuları Meslek Birliğinin üyesi olan sanatçıların bireysel hakları ile ilgili olduğunu belirtmiştir. AYM, sadece üyelerini etkileyen işlemden dolayı, başvurucu Birliğin “mağdur” sıfatının bulunmadığına karar vermiştir (B. No: 2013/9042, 25/11/2014 (kk), §§ 14-17).

Siyasi partilerin bireysel başvuru ehliyeti

Siyasi partiler tarafından yapılan başvurularda AYM, ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem, işlem veya ihmali nedeniyle başvurucu partinin doğrudan ve güncel bir menfaatinin etkilenip etkilenmediğini dikkate alır (Metin Bayyar ve Halkın Kurtuluş Partisi, B. No. 2014/15220, 4/6/2015). (Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti).

AYM’ye göre siyasi partilerin hukuki nitelikleri bakımından kamu tüzel kişisi değildirler. Siyasi partilere ilişkin Anayasa’da yer alan özel düzenlemeler dikkate alındığında, siyasi partilerin olağan derneklerden farklıdırlar. Bu tespit, siyasi partilerin bireysel başvuru usulünde 6216 sayılı Kanun’un 46(2) fıkrası uyarınca özel hukuk tüzel kişileri olarak başvuru yapabilmelerine engel olmadığına dikkat çekmektedir (Büyük Birlik Partisi, Saadet Partisi, Demokratik Sol Parti [GK], B. No: 2014/8842, 6/1/2015, § 20).

Metin Bayyar ve Halkın Kurtuluş Partisi bireysel başvurusunda AYM, doğrudan parti yöneticisi hakkında kesilen para cezasının, ayrıca partinin faaliyetlerini de etkileyeceği belirtmiş, hem parti hem de parti yöneticisinin mağdur statüsünün olduğu kabul etmiştir (B. No. 2014/15220, 4/6/2015).

Büyük Birlik Partisi ve Saadet Partisi [GK] bireysel başvurusunda AYM, başvurunun incelendiği tarih itibariyle yapılmış olan 2015 yılı seçim sonuçlarına göre, 2820 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinde öngörülen % 3 oy oranına ulaşamadıklarını dikkate alarak, başvurucuların devlet yardımından yararlanmalarını engelleyen düzenleme dolayısıyla “mağdur” statüsünün bulunduğunu kabul etmiştir. Ancak esas incelemesi sonucunda, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir (B. No: 2014/8843, 10/12/2015). (ayrıca şu karar da bakılabilir: Atilla Kart ve Cumhuriyet Halk Partisi, B. No: 2014/13634, 8/9/2014)

Sendikaların bireysel başvuru ehliyeti

Başvurucu sendika, Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün 7/2/2012 tarih ve 2050 sayılı yazısı ekinde yer alan Sağlık Bakanlığına bağlı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde klinik şefi ve klinik şef yardımcısı olarak görevlendirilmiş olan hekimler listesindeki bazı kişiler hariç diğer kişilerin vekaleten eğitim görevlisi olarak görevlendirilmelerine dair işlemin iptali istemiyle dava açmıştır. (Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti)

Dava ehliyet yönünden reddedilmiştir. Başvurucu Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ve Sözleşme’nin 11. maddesinde güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

AYM, başvurucu Sendikanın olaydan dolayı güncel ve kişisel bir hakkının etkilenmediği gerekçesiyle başvurunun kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (B. No: 2014/6133, 17/4/2015 (kk)).

Bu konuda şu makalelere göz atmanızı tavsiye ederiz

Özel hukuk tüzel kişilerinin bireysel başvuru ehliyeti  6216 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. Kimler Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilir? Anayasa Mahkemesine kimler başvurabilir? Bireysel başvuruyu kimler yapabilir? Kim bireysel başvuru yapabilir? Ticaret şirketleri bireysel başvuru yapabilir mi? Dernekler bireysel başvuru yapabilir mi? Siyasi partiler bireysel başvuru yapabilir mi? Sendikalar bireysel başvuru yapabilir mi?