Sivil toplum aktivistlerinin Molotof kokteyli bulundurma iddiasıyla tutuklanması

-

Sivil toplum aktivistlerinin Molotof kokteyli bulundurma iddiasıyla tutuklanması

AİHM, sivil toplum aktivistlerinin Molotof kokteyli bulundurma iddiasıyla tutuklanması konusunda güncel bir karar verdi. Rashad Hasanov ve diğerleri/Azerbaycan kararında AİHM, sivil toplum aktivistlerinin Molotof kokteyli bulundurduğu iddiasıyla tutuklanması iddialarını inceleyerek Sözleşme’nin 5. ve 18. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti (B.No: 48653/13 vd., 7/6/2018).

Bir sivil toplum kuruluşuna (NIDA) üye olan başvurucuların Molotof kokteyli bulundurma iddiasıyla gözaltına alınıp tutuklanmasının tutarsız ve açıklıktan yoksun olduğu tespit edildi. AİHM, soruşturmacı ve savcıların iddialarını destekler hiçbir delilin bulunmadığını ve başvurucuların makul şüphe olmaksızın özgürlüklerinden yoksun bırakıldığını tespit etti.

AİHM ayrıca, başvuruculara karşı yapılan bu uygulamanın NIDA’ya üye olmaları sebebiyle başlatıldığını ve Azerbaycan’da sivil toplum üzerindeki geniş baskı ve engelleme ortamının bir parçası olduğunu saptayarak Sözleşme’nin 18. maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.

Sivil toplum aktivistlerinin Molotof kokteyli bulundurma iddiasıyla tutuklanması

Başvurucular, Azerbaycan’a özgürlük, adalet ve değişim getirmeyi amaçlayan şiddet karşıtı bir sivil toplum örgütü olan NIDA’nın üyeleridir.

NIDA, 2013 yılında askerlerin ölümleriyle ilgili bir dizi barışçıl gösteri düzenlemiştir. 10 Mart 2013 tarihinde yapılması planlanan gösteriden bir gün önce, NIDA’nın üç üyesi S.N., B.G. ve M.A., uyuşturucu madde ve Molotof kokteyli bulundurma iddiasıyla tutuklanmışlardır. Yetkililer üç üyenin şiddete ve ayaklanmaya teşvik planlaması yaptıklarını iddia etmişlerdir.

Başvuruculardan dördü Mart ve Nisan aylarında gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Tüm başvurucular için harfi harfine aynı suçlamada bulunulmuştur (22 adet Molotof kokteyli bulundurmak ve daha önce tutuklanan NIDA üyelerine tedarik etmek).

Tutuklama kararlarına karşı yapılan itirazlar ve temyiz talepleri reddedilmiştir. Başvurucular, suçlamaların hiçbirini kabul etmemiş ve siyasi amaç taşıdıklarını iddia etmişlerdir.

Başvurucuların iddiaları

Sivil toplum aktivistlerinin Molotof kokteyli bulundurma iddiasıyla tutuklanması husunda iki iddia ileri sürülmüştür. Başvurucular; Sözleşme’nin 5(1)(c) bendi ve 5(3) fıkrasını ileri sürerek suç işlediklerine ilişkin makul şüpheye bulunmadığını ileri sürmüşlerdir.

Sözleşme’nin 5(1)(c) bendi şöyledir:

“1. Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:

  1. c) Kişinin bir suç işlediğinden şüphelenmek için inandırıcı sebeplerin bulunduğu veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olma zorunluluğu kanaatini doğuran makul gerekçelerin varlığı halinde, yetkili adli merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulması;

…”

Başvurucular, ayrıca Sözleşme’nin 18. maddesi kapsamında gözaltı ve tutuklama işlemlerinin kendilerini siyasi ve sosyal aktivizm faaliyetlerinden ötürü cezalandırma amacı taşıdığını iddia etmişlerdir.

Sözleşme’nin haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlanması başlıklı 18. maddesi şöyledir:

“Anılan hak ve özgürlüklere bu Sözleşme hükümleri ile izin verilen kısıtlamalar öngörüldükleri amaç dışında uygulanamaz.”

Sivil toplum konusunda şu makale ilginizi çekebilir

AİHM’nin değerlendirmesi

Sözleşme’nin 5(1)(c) bendinin ihlali

Başvuruculardan her biri için kelimesi kelimesine aynı olan iddialar, 22 adet Molotof kokteyli bulundurmak ve bunları S.N. ile B.G.’nin dairesinde saklamak şeklindedir.

Soruşturma makamları başvurucuların Molotof kokteylleri için malzemeleri nereden tedarik ettiklerini hiçbir zaman detaylandırmamıştır. Bu bağlamda başvuruculara atılı suç Ceza Kanunu’nun patlayıcı maddelere dair maddesinin kapsamı dışında kalmaktadır. Soruşturma makamları, sadece iki Molotof kokteylinin patlayıcı madde olarak değerlendirilebileceğini tespit eden bilirkişi raporuna karşın bir isnat değişikliğine gitmemiştir.

AİHM ayrıca başvurucular aleyhine açılan davada büyük boşluk ve tutarsızlıklar tespit etmiştir. Başvurucuların, ele geçirilen Molotof kokteylleriyle olan bağlantısına ilişkin hiçbir delil savcılık makamınca sunulmamıştır. Başvurucuların söz konusu maddeleri tedarik ettiği ve dairelerde saklanmasıyla ilgili plan yapıldığı sonucuna nasıl ulaşıldığı belirsizdir.

Kamu makamları, başvurucuların gözaltına alınmasını talep ederken  hiçbir delil sunmamıştır. Derece mahkemeleri savcılık makamının gözaltı taleplerini, Ceza Kanunu’nda belirlendiği şekilde detaylı olarak incelememiştir.

AİHM, yakalama ve gözaltına almayı haklı kılan ve Sözleşme’de yer alan makul şüphe kriterinin kamu makamları tarafından ortaya konan maddi delillerle karşılanmadığına ve bu sebeple başvurucuların haklarının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

Sözleşme’nin 18. maddesinin İhlali

AİHM, Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamındaki müdahalenin gizli bir amaç taşıyıp taşımadığını incelemiştir. AİHM, tutuklulukla ilgili makul şüphenin bulunmaması dikkate alındığında, gizli amaç güdüldüğü hususunda bazı kanıtlar bulunduğunu belirlemiştir.

AİHM, varmış olduğu sonucu, kamu makamlarının NIDA’yı hedef aldığına; S.N., B.G. ve M.N.’nin tutukluluğunun STK eylemleriyle ilişkilendirildiğine dayandırmıştır. AİHM’ye göre hiçbir gerekçe ve delil bulunmaksızın NIDA’nın eylemlerinin, başvurucuların tutuklanmasından sadece birkaç gün önce, kamu makamlarınca yasadışı olarak tanımlanmasına dikkat çekmiştir.

AİHM, davalı devletin, başvurucuların muhalefet liderleri olmaması sebebiyle cezai sürecin siyasi amaç taşımadığı yönündeki savunmasını kabul etmemiştir. Azerbaycan’daki en aktif gençlik kurumlarından birine üye olan başvurucuların alıkonulmaları bir dizi gösterinin hemen ardından meydana gelmiştir.

Azerbaycan’da STK’lar üzerindeki baskı ve engellemelere dair uluslararası insan hakları kuruluşlarının raporları dikkate alındığında AİHM, başvurucuların gözaltına alınıp tutuklanmalarının NIDA’ya olan aktif katılımlarından dolayı kendilerini susturmak ve cezalandırmak amacını taşıdığına karar vermiştir.

Dolayısıyla başvurucular Sözleşme’nin kapsamı dışındaki bir amaçla özgürlüklerinden alıkonulduklarından, 5. maddeyle bağlantılı olarak 18. madde de ihlal edilmiştir.

Kararın künyesi: Rashad Hasanov ve diğerleri/Azerbaycan, B.No: 48653/13 vd., 7/6/2018.

Rashad Hasanov ve diğerleri/Azerbaycan kararında AİHM, sivil toplum aktivistlerinin Molotof kokteyli bulundurduğu iddiasıyla tutuklanması iddialarını inceleyerek Sözleşme’nin 5. ve 18. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti.

Anayasa Mahkemesi karar arama

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarına buradan ulaşın.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karar arama

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına buradan ulaşın.

BİZİ TAKİP EDİN

EN SON YAZILAR

Tümü

EN ÇOK OKUNANLAR