Ana Sayfa Ceza Hukuku TCK 86-Kasten yaralama suçu nedir?

TCK 86-Kasten yaralama suçu nedir?

TCK 86-Kasten yaralama suçu nedir

TCK 86-Kasten yaralama suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 86-88. maddelerinde açıklamıştır. TCK 86’ya göre, kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. TCK 86 maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise kasten yaralama suçunun (TCK 86) nitelikli hallerine yer verilmiştir.

TCK 86 maddesinde yer alan kasten yaralama suçu ile korumak istenen kişinin vücut dokunulmazlığıdır (bkz: Anayasa 17; AİHS 3-5. , İHEB 3-5). Vücut dokunulmazlığına karşı suçlarda korunan hukuki değer, kişilerin beden bütünlükleri, esenlikleri, sağlıkları ve sıhhatleridir. Bu kapsamda TCK 86 maddesi, beden bütünlüğü, bedene yönelik şiddet içeren davranışlardan ve her türlü kötü muameleden uzak kalma, acı çekmeme, vücudun dış görünüşünü muhafaza etme, bedeni, akli ve ruhi sağlığı koruma haklarını kapsamaktadır.

5237 sayılı TCK 86 maddesinde yaralama suçları bakımından öngörülen cezalar, 765 sayılı Kanun’a göre daha ağırdır. Kasten yaralama suçunun nitelikleri bakımından TCK 86 maddesinde ağırlaştırıcı nedenler, alt alta sıralanarak iki madde halinde düzenlenmiştir.

Yine 5237 sayılı TCK’da ‘iş ve güçten kalma ile hastalık süresi’ cezayı ağırlaştıran hal olarak gösterilmemiştir. 5237 sayılı TCK’da, mağdurun ‘bitkisel hayata girmesi’ ağırlaştırıcı neden olarak sayılmıştır.

Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi

TCK 88’de, suça ilişkin hükmün uygulanması bakımından, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesini düzenleyen TCK 83’e gönderme yapılmıştır (kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi). TCK 88 anlamında sorumluluğun doğması için, failin yükümlülüğünü yaralama kastıyla gerçekleştirmemiş olması gerekir.

Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde failin sorumlu tutulabilmesi için, failin, mağdura karşı icrai bir davranışı yerine getirme yükümlülüğü altında olması, bu yükümlülüğü yerine getirme olanağına sahip olması ancak bunu kasten yerine getirmemesi yani bu bakımından ihmali davranışta bulunması gerekir.

Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde suçun cezası TCK 88’de yapılacak indirim miktarı gösterilerek belirtilmiştir. Buna göre, bu suçun işlenmesi halinde faile verilecek temel ceza, kasten yaralama veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarına ilişkin TCK 86 ve 87 maddeleri uyarınca belirlenecek ve sonra üçte ikisine kadar indirilebilecektir.

Kasten yaralama suçu (TCK 86) ve haksız tahrik

Özellikle ani olarak ve haksız tahrik altında gerçekleşen olaylarda faille mağdur arasında husumet olmasa bile öldürme suçu işlenebilir. Öldürme kastı, hareketin dışa yansıyan durumundan ve unsurlarından çıkarılabildiği takdirde failin saikinin ne olduğu önem taşımaz.

Kasten yaralama suçu kusurluluğu etkileyen haller bakımından bir özellik göstermez. Bu kapsamda, zorunluluk hali, cebir ve tehdidin etkisi altında olma, haksız tahrik somut olayda şartlarının oluşması halinde bu suç bakımından uygulanabilir.

Genel hükümler arasında yer alan ve tüm suçlar için geçerli olan hafifletici nedenler de bu suçta geçerlidir. Örneğin, TCK 29’da düzenlenmiş olan haksız tahrik veya TCK 62’de gösterilen takdiri indirim nedenleri, koşulları sağlandığı takdirde, kasten yaralama suçu açısından da indirim nedeni olabilir.

Doktrinde, somut olayda saldırıyı başlatan taraf belli ise ilk saldırıya uğrayan tarafın meşru savunmadan faydalanması; saldırıyı başlatan belirlenemiyor ise iki tarafın da meşru savunma halinden faydalandırılmasının şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gereği olduğu ifade edilmiştir.

Yargıtay ise ilk saldırıyı başlatan kimsenin belirlenemediği hallerde iki taraf için de meşru savunma halini kabul etmemekte, bunun yerine iki tarafa da haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını benimsemektedir. Doktrinde düello ve kavga gibi iki tarafın da saldırı kararıyla harekete geçtiği durumlarda meşru savunmanın söz konusu olamayacağı belirtilmiştir. Yargıtay, bu gibi hallerde meşru savunma halinin değil haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir.

TCK 86-kasten yaralama suçunun maddi unsurları

TCK 86’nın (kasten yaralama suçu) maddi unsurları; fail, mağdur, suçun konusu, fiil, netice ve nedensellik bağıdır. TCK 86’ya göre kasten yaralama suçunun faili herkes olabilir. Bununla birlikte failin, TCK 86/3-a bendinde yer alanlardan biri olması durumunda (üstsoy, altsoy, eş veya kardeş) ceza ağırlaştırılır. Ayrıca TCK 86/3-d bendine göre kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi de mümkündür.

TCK 86 kapsamındaki kasten yaralama suçunun oluşması için fiilin, fail tarafından başka bir insana karşı işlenmesi gerekir. Failin kendisine yönelik olarak işlediği yaralama fiilleri, kasten yaralama suçu kapsamına girmez.

Kasten yaralama suçunun mağduru herkes olabilir. Ancak TCK 86/3 maddesine göre faille olan yakınlığı (üstsoy, altsoy, eş olma vs.), beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan birine karşı ve kamu görevlisine karşı yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmiştir.

Hayvanlar ve eşyalar TCK 86 maddesine göre kasten yaralama suçunun mağduru olamazlar. Yine cenin, anne karnından çıkıp ayrı bir varlık haline gelinceye kadar bu suçun mağduru olamaz. Suçun mağduru ancak failden başkası olabilir. TCK 37/2 maddesine göre üçüncü kişi, zorlama veya aldatma yoluyla bir başkasının kendisini yaralamasına sebebiyet verirse, dolaylı faillik yoluyla kasten yaralama suçunu işleyebilir (Örneğin, bir alkol bağımlısına alkol sağlamak o kişinin sağlığını zarara sokacağından, alkolü sağlayan kişi dolayısıyla faillikten cezalandırılır).

TCK 86 maddesine göre kasten yaralama suçunun konusu ancak fail dışındaki başka birinin vücudu olabilir. Ancak, kişinin kendisini yaralaması, kendini askerliğe elverişsiz hale getirme gibi başka bir suçu oluşturabileceği gibi kişinin kendisini cebrin veya tehdidin altında, aldatılarak, korkutularak yaraladığı hallerde, dolaylı faillik hükümleri uygulanır.

TCK 86 maddesinde yer alan kasten yaralama suçu, seçimlik hareketli bir suçtur. Dolayısıyla, vücuda acı vermeye veya sağlığı bozmaya ya da algılama yeteneğini bozmaya elverişli ve uygun her hareketle işlenebilir. Kanun koyucu kasten yaralama suçunu oluşturan fiillerin ne olduğunu sayma yoluna gitmemiştir. Bu neticeleri meydana getiren bütün davranışlar fiil unsuru içinde kabul edilmiştir.

Kasten yaralama suçunun neticesi

TCK 86 maddesinde yer alan kasten yaralama suçu ani suç olması sebebiyle fiilin işlendiği anda yürürlükte olan ceza kanunu uygulanır. Zamanaşımı, suçun işlendiği anda başlar. Şikâyet süresi, netice meydana gelir gelmez başlar. İcra hareketleri tamamlanana kadar bu suça iştirak edilebilir, icra hareketleri tamamlandıktan sonra iştirak mümkün değildir.

Vücuda acı vermek

Kasten yaralama ilk olarak kişinin vücuduna acı vermek suretiyle işlenebilir (Örneğin; kişiye yumruk atılması, taşla vücuduna vurulması, sürüklenmesi, yakıcı bir aletle yakılması gibi hareketler vücuda acı verilmesi vs.). 5237 sayılı TCK’ya göre vücutta yaratılan etki basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde faile verilecek ceza daha hafif olmaktadır.

Vücut dokunulmazlığını ihlale elverişli hareketin varlığı, objektif olarak ortalama bir insanı dikkate alarak belirlemek gerekmektedir. Örneğin, uyuşturucu almış olması nedeniyle mağdur acı hissetmemiş olsa bile, objektif olarak acı vereceğinden şüphe bulunmayan bir hareket kasten yaralama suçunu oluşturur.

Sağlığın bozulmasına sebep olmak

Sağlığın bozulmasına sebep olma, bir rahatsızlığa sebebiyet veren veya var olan bir rahatsızlığı devam ettiren ya da arttıran her türlü patolojik durumdur. Bir mikrobun ve ya virüsün bulaştırılması (AIDS taşıyıcısının bir başkasına HIV virüsünü bulaştırılması), ağrıya sebebiyet verilmesi ya da var olan ağrının devam ettirilmesi de sağlığın bozulmasıdır. Kişinin psikolojisinin bozulması da TCK 86 kapsamında değerlendirilir (Örneğin, korkutmak suretiyle kişinin psikolojisinin bozulması).

Algılama yeteneğinin bozulmasına sebep olmak

TCK 87/2-a bendine göre algılama yeteneğindeki bozukluk eğer akıl hastalığı seviyesine ulaşırsa yaralama suçunun ağırlaşmış hali söz konusu olabilir. Ancak yürürlükteki 5237 sayılı kanunumuzda bu ağırlaştırıcı halin uygulanabilmesi için iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığın varlığı gerekir.

TCK 86 – kasten yaralama suçunun manevi unsurları

TCK 86 maddesinde düzenlenmiş olan kasten yaralama suçu, doğrudan kastla ya da olası kastla işlenebilir. Fail, fiilinin yöneldiği kişinin vücuduna acı vereceğini, sağlığını ya da algılama yeteneğini bozacağını bilerek hareket ettiği hallerde doğrudan kast mevcut olacaktır. Buna karşılık, failin bu neticelerin gerçekleşeceğini muhtemel olarak öngörerek bunları kabul etmesi halinde, olası kastla işlenen kasten yaralama suçu oluşacaktır. Bu durumda ceza indirilir (bkz: TCK 21/2).

TCK 86 maddesinde yer alan kasten yaralama suçundaki kast esas olarak genel kasttır. Ancak Terörle Mücadele Kanunu’nun 4/1- a bendine göre suçun terör amacı özel kastıyla işlenmesi durumunda suç, terör suçu haline gelir.

Kasten yaralama suçu aynı zamanda zarar kastını ve ani kastı da içerir. Kastın kapsamı zararlı bir neticeyi de içeriyorsa zarar kastı vardır. Kasten yaralama suçu da bir zarar suçu olduğuna göre, kişinin vücudunda, sağlığında veya algılama yeteneğinde zarar meydana getirildiği için zarar kastı mevcuttur.

Ani kast ise, bir suça karar verilmesiyle, icrası arasında zaman farkı olmayan kast türüdür (Örneğin, yüzüne karşı kendisine karşı hakaret eden L’ye, K’nın bir darbe indirmesi, yaralama gerçekleştirme niyetiyle başlayan failin, yediği darbe sonucu hasmının beynini dağıtması hali).

TCK 86 maddesinde yer alan kasten yaralama suçunun TCK 87 maddesinde düzenlenen netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama hallerinde ise failin maddedeki ağır neticelerden dolayı cezalandırılabilmesi için bu neticeler açısından en azından taksirinin varlığı yeterlidir (bkz: TCK 23). Gerçekleşen bu ağır neticeler yüzünden failde doğrudan doğruya kast aranmaz. Nitelikli hallerin faile isnat edilebilmesi için fail tarafından kesin ya da muhtemel olarak öngörülmesi gerekir.

İyi niyetle veya mağdurun rızasıyla gerçekleştirdiği fiillerde de kast söz konusu olabilir. Örneğin, kan kardeş olmak için bir kimsenin bileğinin kesilmesinde kast vardır.

Kastın aranacağı zaman, hareketin yapıldığı andır. Kastın bulunması gereken zaman hareketin yapıldığı zamandır.

  • Kasten yaralamaya teşebbüs suçu nedir? Kasten yaralamaya teşebbüsün cezası ne kadar?
  • Basit yaralama suçu ve cezası ne kadar?

Kasten yaralama suçunun soruşturma ve kovuşturması

Kasten yaralama suçu kural olarak resen kovuşturulur. TCK 86/2 maddesindeki basit tıbbi müdahale gerektiren hallerde ise kovuşturma şikâyete bağlı olarak yapılır.

Ancak kasten yaralama suçu, basit tıbbi müdahaleyi gerektiren bir hal yaratmakla beraber aynı zamanda cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli halleri de yaratmışsa, örneğin TCK 86/3-a bendinde yer alan akrabalardan birine karşı işlenmişse, bu durumda kovuşturma resen yapılır.

Kasten yaralama suçu açısından uzlaşma prosedürü

TCK 86/1-2 fıkralarında düzenlenen basit kasten yaralama suçu, TCK madde 86/3’te öngörülen nitelikli haller dışında, taraflar arasında uzlaşma prosedürünün uygulanabileceği suçlardandır. Uzlaşma kapsamında olan suçlarda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürünün uygulanması eğer uzlaşma sağlanmazsa soruşturma ya da yargılamaya devam edilmesi gerekir.

Aynı şekilde TCK 88 kapsamındaki ihmali davranışla kasten yaralama suçu da uzlaşma kapsamındadır. TCK 87 maddesi kapsamında yer alan neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçu ise uzlaşma kapsamı dışında bırakılmıştır.

Kasten yaralama suçu açısından şikâyet süresi

Diğer hallerde suç şikâyete tabi olmadığı için herhangi bir şikâyet süresi yoktur. Savcılık, zamanaşımı süresi içinde her zaman resen soruşturma başlatabilir. Şikâyet süresi, netice meydana gelir gelmez başlar. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama suçunda şikâyet süresi 6 aydır. Mağdurun 6 ay içinde şikâyetçi olması gerekir.

Kasten yaralama suçu açısından dava zamanaşımı

Kasten yaralama suçu bakımından dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Dava zamanaşımını kesen hallerde, dava zamanaşımı süresi en fazla on iki yıl olabilir (TCK 67/4). Kasten yaralama suçunun TCK 87/1 ve 2. fıkralarında yer alan nitelikli hallerinde zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren on beş yıldır.

TCK 87/3’deki nitelikli hal söz konusu olduğunda zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren yaralamanın temel ve basit şeklinin ortaya çıkması halinde sekiz yıldır (TCK 66/1-e). Mağdurun veya failin sıfatını ya da suçta kullanılan aracı esas alarak nitelikli hali düzenleyen TCK 86/3’ün gerçekleşmesi halinde, temel yaralama bakımından on beş yıldır (TCK 66/1-d). Basit yaralama için sekiz yıldır (TCK 66/1-e). TCK 87/4’te belirtilen nitelikli halin meydana gelmesi durumunda da zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren on beş yıldır (TCK 66/1-d). Dava zamanaşımını kesen hallerde, dava zamanaşımı süresi en fazla yirmi iki yıl altı ay olabilir (TCK 67/4).

Kasten yaralama suçu açısından görevli mahkeme

Kasten yaralama suçunun TCK 87’deki halleri bakımından görevli mahkeme, ilk üç fıkraya giren hallerde asliye ceza mahkemesi; dördüncü fıkraya giren hallerde yani yaralama sonucu ölüm meydana gelmesi halinde ise ağır ceza mahkemesidir.

Kasten yaralama suçu bakımından TCK 86/1 fıkrasının kapsamına giren hallerde görevli mahkeme, asliye ceza mahkemesi; TCK 86/2 fıkrasının kapsamına giren durumlarda ise görevli mahkeme, sulh ceza mahkemesidir. Fiil, bu maddelerle birlikte TCK 86/3 fıkrasında yer alan nitelikli unsurları kapsadığı takdirde de görevli mahkeme değişmez.

TCK 86 bağlamında adli para cezasına çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması

TCK 86 kapsamında kasten yaralama suçunun basit halleri nedeniyle hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.

TCK 86 kapsamında kasten yaralama suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmesi mümkündür.

TCK 86 kapsamında kasten yaralama suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında olduğunda hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi olanaklıdır.

Bireysel Başvuruhttp://www.bireyselbasvuru.com.tr
Hukuk alanında en merak edilen konular hakkında avukat ve hukukçulara en güncel hukuki bilgiler. Hukuki sorunlara hukuksal cevaplar...

En çok okunanlar