Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti (Kişi yönünden yetki)

141
Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti (Kişi yönünden yetki)
Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti (Kişi yönünden yetki)

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti 6216 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir. 6216 sayılı Kanun‘un bireysel başvuru hakkına sahip olanlar başlıklı 46(1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:

“Bireysel başvuru ancak ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenenler tarafından yapılabilir.

Kamu tüzel kişileri bireysel başvuru yapamaz. Özel hukuk tüzel kişileri sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilir.”

Dolayısıyla ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti konusunun bu madde çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Anayasa’nın 148(3) ve 6216 sayılı Kanun’un 45(1) fıkraları uyarınca Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiğini iddia eden herkese, Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru yapma hakkı tanınmıştır. Dolayısıyla medeni haklara sahip gerçek ve tüzel kişiler, bireysel başvuru yönünden dava ehliyetine sahiptir (Büğdüz Köyü Muhtarlığı, B. No: 2012/22, 25/12/2012, § 24).

6216 sayılı Kanun‘un bireysel başvuru hakkına sahip olanlar başlıklı 46(1) fıkrasında bir kişinin AYM’ye bireysel başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ön koşullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açtığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı

  • başvurucunun güncel bir hakkının ihlal edilmesi,
  • bu ihlalden dolayı kişinin kişisel olarak ve doğrudan etkilenmiş olması,
  • ve bunların sonucunda başvurucunun kendisinin mağdur olduğunu ileri sürmesidir (bkz: Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, § 42).

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti konusundaki mevzuat

6216 sayılı Kanun‘un 46(2) numaralı fıkrasında ise özel hukuk tüzel kişilerinin sadece tüzel kişiliğe ait haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle bireysel başvuruda bulunabilecekleri belirtilmiştir.

Bu bağlamda ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti ancak tüzel kişiliklerini doğrudan ilgilendiren konularla ilgili olabilir. Gerçek kişilerden farklı olarak ticaret şirketlerinin bireysel başvuru yapabilmelerinin ön koşulu, başvuru anında tüzel kişiliğin hukuken geçerli bir şekilde kazanılmış ve varlığını sürdürüyor olmasıdır. Tüzel kişiliği ortadan kalkmış şirketin bireysel başvurusu kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre sermaye şirketlerinin, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır. Şirketin tüzel kişiliği haiz olması nedeniyle hak ve fiil ehliyeti ve buna bağlı olarak taraf ve dava ehliyeti de bulunmaktadır. Buna karşılık ticaret siciline tescil ile fiil ehliyetine sahip olan şirketin, kanundan kaynaklanan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ve ticaret sicilinden kaydının silinmesiyle tüzel kişiliği ve dava ehliyeti sona erecektir.

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti konusunda bir diğer husus da başvurunun, kendilerini temsile yetkili kişi veya kişiler ya da bunların yetkilendirdiği avukatları aracılığıyla yapmasının zorunlu olmasıdır. Dolayısıyla tüzel kişiliğe sahip olmayan adi ortaklıklarca yapılacak bireysel başvuruların, hak ve borçlarının ortaklara ait olması nedeniyle, ortaklar tarafından yapılması gerekir.

Tüzel kişinin güncel ve kişisel haklarını doğrudan ilgilendirme koşulu

Ticaret şirketlerinin başvurularının incelenebilmesi için şikâyet edilen konuların özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketinin güncel ve kişisel haklarını doğrudan ilgilendirmesi gerekir. AYM, ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusuna ilişkin bu hususuÜçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti.başvurusunda incelemiştir (B. No: 2013/845, 20/11/2014).

Başvurucu sıfatıyla ticaret şirketi, bir kamu kurumuyla ile sözlü olarak yaptığı vedia sözleşmesi gereği alması gereken alacağını tahsil amacıyla dava açmıştır. Derece mahkemesi alacağın muaccel hale gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bunun üzerine şirket mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurmuştur.

AYM,  başvuruda, özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusunu incelemiştir. Bireysel başvuru özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketin kendisini temsile yetkili müdürü adına, şirketin vekili tarafından yapılmıştır. Başvurunun konusu, alacağın tahsili amacıyla açılan davada verilen karara ilişkindir. AYM, şikâyet edilen konuların özel hukuk tüzel kişisi olan ticaret şirketinin güncel ve kişisel haklarını doğrudan ilgilendirdiğini tespit etmiştir. AYM, bu nedenle başvurunun kişi yönünden yetki kapsamında olduğuna karar vererek başvuruyu incelemiştir (Üçgen Nakliyat Ticaret Ltd. Şti., B. No: 2013/845, 20/11/2014, § 27).

Tüzel kişiliğin devam ediyor olması koşulu

AYM, başvurucu sıfatıyla bir ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusuyla ilgili olarak tüzel kişiliğin devam ediyor olması koşulunuÇağ Ağaç Sanayi Ticaret ve Nakliye Limited Şirketi başvurusunda incelemiştir (B. No: 2013/6825, 07/01/2016). Başvuru, ihalenin feshi davasında silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle birlikte adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkindir.

AYM, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermiş olduğunu tespit etmiştir. Kamu gücü tarafından haklarının ihlal edildiğini iddia edilen şirketin bireysel başvuru yapmadan önce tüzel kişiliğinin devam ediyor olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğinin sona ermesi durumunda şirket adına bir başkası tarafından bireysel başvuruda bulunulması mümkün değildir. Başvuru kişi yönünden yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.

Başvurunun şirketi temsile yetkili kişi tarafından yapılması gerekir

AYM başvurucu sıfatıyla bir ticaret şirketinin bireysel başvuru ehliyeti konusuyla ilgili olarak başvurunun şirketi temsile yetkili kişi tarafından yapılması koşulunu Kaçkar Çay San. A. Ş.  başvurusunda incelemiştir (B. No: 2014/2937, 21/7/2011).

Başvurucu şirketin kanuni temsilcisi olduğunu belirten H.S., yalancı tanıklık suçuyla ilgili olarak şirketi temsilen yaptığı şikâyet üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle şirketin anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

AYM, başvurucu şirketi temsile yetkili kişiyi gösteren imza sirküleri ve eklerinin incelenmiştir. AYM, yönetim kurulu kararıyla şirketi temsil hususunda S. K. isimli kişinin seçildiğini ve bu kararın ticaret siciline tescil ettirildiğini tespit ederek başvurunun şirketi temsile yetkili kişi tarafından yapılmadığı gerekçesiyle “kişi yönünden yetkisizlik” nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Kaçkar Çay San. A. Ş., B. No: 2014/2937, 21/7/2011, §§ 15-17).

Acarkent Site Yönetimi başvurusunda ise AYM (B. No: 2013/834, 18/9/2014) aidatlarını zamanında ödemeyen üyesi hakkında yaptığı icra takibi ile ilgili bir davada anayasal haklarının ihlal edildiği şikayetlerini incelemiştir.

AYM, kararında başvurucu site yönetiminin özel hukuk tüzel kişisi olduğunu belirmiştir. Başvurunun site yönetimini temsile yetkili başkan adına, site yönetiminin vekili tarafından yapılmıştır. Başvuru konusu ise ödenmesi gereken aidatların tahsili amacıyla açılan davada verilen karara ilişkin şikâyetlerdir.

AYM, özel hukuk tüzel kişisi olan site yönetiminin güncel ve kişisel bir hakkını doğrudan ilgilendiren başvurunun kişi yönünden yetkisi kapsamında olduğuna karar vermiştir (Acarkent Site Yönetimi, B. No: 2013/834, 18/9/2014, § 24).

Ticaret şirketlerinin bireysel başvuru ehliyeti 6216 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.