Anayasa Mahkemesi tutukluluk inceleme/değerlendirme duruşması yapılmadığı için ihlal kararı verdi
Anayasa Mahkemesi tutukluluk inceleme/değerlendirme duruşması yapılmadığı için ihlal kararı verdi

Tutuklunun makul aralıklarla mahkeme önünde dinlenilme hakkı vardır

Tutuklunun makul aralıklarla mahkeme önünde dinlenilme hakkı vardır. Başvurucunun tutuklandığı günden tahliye edildiği güne kadar hakim karşısına çıkartılmaması hak ihlalidir (tutuklunun makul aralıklarla mahkeme önünde dinlenilme hakkı). AİHM, Erbek/Türkiye (B. No: 49232/12, 19/06/2018) ve Talu/Türkiye (B. No: 2118/10, 19/6/2018) bireysel başvurularında başvurucunun tutuklandığı günden tahliye edildiği güne kadar hakim karşısına çıkartılmaması konusunda ihlal kararı verdi (tutuklunun makul aralıklarla mahkeme önünde dinlenilme hakkı).

Tutuklunun makul aralıklarla mahkeme önünde dinlenilme hakkına dair olaylar

Talu/Türkiye (B. No: 2118/10, 19/6/2018) bireysel başvurusunda başvurucu 13 Ocak 2009 tarihinde duruşma öncesi gözaltına alınmış ve 1 Ekim 2009 tarihinde serbest bırakılmıştır. Bu süre zarfında hâkim önüne çıkamamıştır. Tutuklunun tahliye talebi hakkında belirli aralıklarla inceleme yapılması gerekir. Tutuklunun mahkemeye çıkması için belirli bir süre koşulu bulunmasa da belirli aralıklarla tutukluluk durumunun incelenmesi gerekir.

Erbek/Türkiye (B. No: 49232/12, 19/06/2018)bireysel başvurunda başvurucu 30 Aralık 2011 tarihinde duruşma öncesi gözaltına alınmış ve 5 Eylül 2012 tarihinde serbest bırakılmıştır. Bu süre zarfında hâkim önüne çıkamamıştır. Tutuklunun tahliye talebi hakkında inceleme yapılmamıştır.

AİHS ve makul aralıklarla mahkeme önünde dinlenilme hakkı

Sözleşme’nin 5(4) fıkrası aşağıdaki şekildedir:

“Yakalama veya tutulma yoluyla özgürlüğünden yoksun kılınan herkes, tutulma işleminin yasaya uygunluğu hakkında kısa bir süre içinde karar verilmesi ve eğer tutulma yasaya aykırı ise serbest bırakılması için bir mahkemeye başvurma hakkına sahiptir.”

Tutukluluk halinin gözden geçirilmesi duruşması

Her ne kadar, Sözleşme’nin 5(4) fıkrası uyarınca yapılan yargılamalar adli nitelik taşımalı ve özgürlükten yoksun kılınma hallerinde başvuranlara uygun olan teminatlar sağlanmalıdır (Assenov ve Diğerleri/Bulgaristan, 28/10/1998, § 162; Wloch/Polonya, B. No: 27785/95, § 125).

Ayrıca, bu türden yargılamalar çekişmeli olmalıdır ve taraflar arasında, savcı ve tutuklu kişi arasında “silahların eşitliği” ilkesi her zaman korunmalıdır. Sözleşmenin 5(4) fıkrasında kaynaklanan ilk temel teminat tutukluluğa karşı yapılan itirazın (Knebl/Çek Cumhuriyeti, B. No. 20157/05, 20/10/2010, § 85) hakim önünde yapılan duruşmalarda etkin olarak incelenmesi hakkıdır. Dolayısıyla tutuklunun mahkemede dinlenme hakkı bulunmaktadır.

Tutuklu kişinin düzenli aralıklarla mahkemede dinlenilme hakkı vardır

Ayrıca, bu haktan tutuklu kişi düzenli aralıklarla mahkemede dinlenilme hakkına sahip olmalıdır. Etkili bir duruşma yapılması hakkıdır (Svipsta/Letonya, B. No: 66820/01, § 129)

AİHM, Türk hukuk sisteminde (Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 108. maddesi), tutukluluk halinin uzatılmasına ilişkin sorunun kendiliğinden belirli aralıklarla incelendiğini belirtmiştir ( yargılama öncesinde ve esasa ilişkin her bir duruşmada her ay veya yargılama evresinde daha sık bir şekilde). Ayrıca, tutuklu, hem yargılama öncesinde hem de yargılama evresinde her zaman serbest bırakılma talebinde bulunabilmekte ve bu talebi, belirli bir zaman beklemeye gerek duymadan tekrarlayabilmektedir. Buna ek olarak, tutuklunun talebi üzerine veya tutukluluğa ilişkin kendiliğinden alınmış olan tüm kararlara itirazda bulunulabilmektedir (Altınok /Türkiye, B. No: 31610/08, 29/11, 2011, § 53).

Her zaman tutukluluk inceleme duruşması yapılaması gerekmeyebilir

AİHM, böylesi bir sistemde, itirazda bulunulması halinde her zaman duruşma yapılmasının, cezai kovuşturmaları kesintiye uğratabileceğini kabul etmektedir (Knebl/Çek Cumhuriyeti, B. No. 20157/05, 20/10/2010, § 85).

Tutukluluk incelemesi duruşması

Mahkeme, bu bilgiler ışığında ve Sözleşme’nin 5(4) fıkrası uyarınca kovuşturmaların özel niteliğini, özellikle de hız koşulunu dikkate alarak, istisnai durumların olmaması halinde, her bir itiraz için duruşma yapılmasının gerekli olmadığı kanaatindedir (Altınok /Türkiye, B. No: 31610/08, § 54).

Tutuksuz yargılama evresinde serbest bırakılma talepleri ile ilgilenen derece mahkemelerinin “yargı usulünün teminatlarını” sağlamalarının gerektiğini, bu nedenle, yargılamaların çelişmeli olmasının ve taraflar arasında, savcı ve tutuklu kişi arasında “silahların eşitliği” ilkesini her zaman korumasının gerekli olduğunu hatırlatmıştır.

Tutukluluk inceleme duruşması ve AİHM’nin değerlendirmesi

AİHM, Talu/Türkiye bireysel başvurusunda yaklaşık 8,5 ay, Erbek/Türkiye bireysel başvurusunda ise yaklaşık 9 ay boyunca başvurucuların hakim karşısına çıkarılmadığını tespit etmiştir.

AİHM, bütün bu süreç boyunca ilgililerin tutuklanmaları hakkında karar vermeye yetkili hâkimlerin önüne çıkarılmadıklarını tespit etmiştir.

AİHM, tutukluluğa karşı yapılan itirazı değerlendirecek olan hâkimin önünde dinlenme hakkının (mahkeme önünde dinlenme talebi) makul aralıklarla kullanılabilmesi gerektiğini hatırlatmıştır (Knebl/Çek Cumhuriyeti, B. No. 20157/05, 20/10/2010, § 85).

Kişisel özgürlük söz konusu olduğunda AİHM, somut olayda ileri sürülen durumda olduğu gibi, yaklaşık 8,5 ay ya da 9 ay süresince hâkim önüne çıkarılmadan geçen zamanın, söz konusu sürenin “makul” olarak nitelendirilmesine imkân vermediği kanaatine varmıştır (Bkz: Erişen ve diğerleri/Türkiye, B. No.7067/06, 3/4/2012, § 53).

Dolayısıyla AİHM, Sözleşme’nin 5(4) fıkrasının ihlal edildiği sonucuna varmıştır.

Başvurucunun tutuklandığı günden tahliye edildiği güne kadar hakim karşısına çıkartılmaması yani tutuklunun makul aralıklarla mahkeme önünde dinlenilme hakkı verilmemesi hak ihlalidir (Tutukluluk inceleme duruşması, tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapılması, tutukluluk halinin gözden geçirilmesi duruşması, mahkemede dinlenme talebi).