Uludere olayı konusunda AİHM kabul edilemezlik kararı verdi
Uludere olayı konusunda AİHM kabul edilemezlik kararı verdi

Uludere olayıyla ilgili AİHM kabul edilemezlik kararı verdi

Uludere olayı bağlamında AİHM’ye yapılan bireysel başvuru kabul edilemez bulundu. AİHM, Uludere olayı ile ilgili Encü vd./Türkiye bireysel başvurusunda (B.No: 49976/16, 10/4//2018) AYM önündeki bireysel başvuruda eksiklikleri süresinde tamamlamayan başvurucuların başvurusunun reddedilmesinde bir sorun görmedi.

Uludere olayı ve başvurucuların iddiaları

Başvurucular, Uludere olayı sonrasında, Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında, yakınlarının ölümünden, Türk Hava Kuvvetlerince gerçekleştirilen bombardımanda bazılarının yaralanmasından ve ulusal makamların ilgili soruşturmayı yürütme biçiminden şikayetçi olmuşlardır.

Başvurucular, Uludere olayı sonrasında, Sözleşme’nin 3. maddesi bağlamında yakınlarının ölümleri sebebiyle ruhsal olarak mağdur olduklarını ve yakınlarının cesetlerini kendilerinin toplamak zorunda kaldıklarını ileri sürmüşlerdir.

Başvurucular, Sözleşme’nin 46. maddesine göre AİHM’den, şikayete konu olan durumu sonlandırmak için hangi genel önlemlerin alınmasını da talep etmişlerdir.

Başvurucular, iç hukuk yollarının tüketilmesi ile ilgili olarak AYM’nin kabul edilemezlik kararına itiraz etmişlerdir. Başvurucular, avukatlarca ileri sürülen mazeretin geçerli kabul edilmesi gerektiğini belirtmektedirler.

Ayrıca AYM İçtüzüğü’nün 66(2) fıkrası uyarınca bu olay hakkında karar vermesi gereken Komisyonlar Başraportörü iken, başvurularının AYM Bölümü’ne gönderildiğini ileri sürmüşlerdir.

Başvuruculara göre başvurularını Komisyonlar Başraportörü reddetmiş olsaydı bu karara karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde bir başvuru yapmaları mümkün olabilecekti.

Son olarak, başvurucular, başvurularının kabul edilemez bulunması aşırı şekilcilikten kaynaklanmakta ve mahkemeye erişimhakkına müdahale teşkil ettiğini belirtmişlerdir. Başvuruculara göre belgelerin onaylı kopyalarının sunulmamış olması başvurunun esasına ilişkin incelemeye geçilmesi için esaslı bir unsur değildir. Bu bakımdan başvurucular, belgelerin kopyalarını sunduklarını belirterek AYM’nin eksik belgelere kolayca ulaşabileceğini beyan etmişlerdir.

Bu konuda şu makalelere bakabilirsiniz

Eksikliklerin tamamlanması konusuna AİHM’nin yaklaşımı

AİHM, Sözleşme’nin 35(1) fıkrası uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmesinin ardından, iç hukuktaki kesin hükümden itibaren altı aylık süre içinde; ilgilinin etkili ve yeterli olarak görülebilecek iç hukuk yollarını olağan bir kullanımla tüketmiş olması halinde kendisine bireysel başvuruda bulunulabileceğini ifade etmiştir (Moreira Barbosa/Portekiz (kk.), B. No. 65681/01).

İç hukuk yollarının tüketilmesi yükümlülüğü, başvurucuların ileri sürdükleri ihlallerin tazminini sağlamak için mevcut ve yeterli yolların olağan olarak kullanılmasını zorunlu kılar. Bu yollar, hem teoride hem de pratikte, yeterli bir belirlilik seviyesinde mevcut olmalıdır (Akdivar vd./Türkiye, 16/9/1996, § 66).

Somut olayda, Uludere olayıyla ilgili yapılan başvurularda, AYM’ye yapılan bireysel başvuruda ve AİHM önündeki mevcut başvuruda durumu tazmin etmeye elverişli olmadığı ve makul derecede başarı olasılığının bulunmadığı ileri sürülmemiştir. AİHM’nin bu yolun Sözleşme’nin 35(1) fıkrası bağlamında tüketilmesi gereken bir hukuk yolu olmadığı kanaatine varmasına neden olacak bir durum bulunmamaktadır.

Başvuru hata nedeniyle reddedilmişse iç hukuk yolları tüketilmemiştir

AİHM’ye göre bir başvuru, başvuru sahibince gerçekleştirilen bir hata nedeniyle reddedilmişse, bu iç hukuk yolu tüketilmemiştir (Maurizio Lucchesi vd./italya, B. No. 29753/02, 30/8/2011; Nold/Almanya, B. No. 27250/02, 29/6/2006, § 88).

İç hukuk tarafından öngörülen süreler bu kategoride yer alır. Bu sürelere uyulmaması, iç hukuk yollarının tüketilmemesi sebebiyle başvurunun kabul edilemezliğine neden olur. Usul ve süre konusunda öngörülen bu şart, kanun önünde eşitliği güvence altına alan hukuk güvenliğinin bir gereğidir. Bu ilke Sözleşme’nin tüm maddelerinde zımnen bulunur ve hukuk devletinin temel unsurlarından biridir (Sabri Güneş̧/Türkiye [BD], B. No: 27396/06, 29/6/2012, § 42).

Uludere olayında eksiklikler usulüne uygun tamamlanmamıştır

Mevcut bireysel başvuruda, AYM’ye bireysel başvuru yapılmasının ardından, başvuru formunda ve eklerinde bazı eksiklikler tespit etmiştir. Başvurucuların avukatına yapılan tebligatla, bu eksikliklerin 15 gün içinde tamamlanması istenmiş, eksiklikler tamamlanmadığı taktirde 6216 sayılı Kanun’un 47(6) fıkrasına göre başvurunun kabul edilemez bulunacağı bildirilmiştir.

Ancak başvurucuların avukatı bu eksiklikleri verilen 15 günlük sürede tamamlamamıştır. Eksiklikleri ancak 21 Ağustos 2014’te herhangi bir mazeret sunmaksızın tamamlamıştır. Ayrıca, 6216 sayılı Kanun’un 47(4) fıkrası uyarınca avukat, mazeretinin sona ermesinden itibaren 15 günlük ek süreye de sahipken mazeretini bildiren sağlık raporunu ancak 23 Eylül 2014’te, yani 15 günlük sürenin geçmesinden sonra, göndermiştir.

Avukatlar, AYM başvurusunda gerekli özeni göstermemiştir

AİHM, AYM’nin görüşüne katılmıştır. Başvurucuların avukatları AYM önündeki sürecin yürütülmesinde gerekli özeni göstermemişlerdir.

AİHM, avukat tarafından sunulan sağlık raporunun geçerli bir mazeret sayılmayarak kabul edilmemesinin, AYM’nin konu hakkındaki içtihadı göz önünde bulundurulduğunda açıkça keyfi veya mantıksız görülemeyeceğini belirtmiştir.

AİHM, birçok avukat tarafından temsil edilen başvurucuların, AYM’ye bireysel başvuru yaparken öngörülen süre ve şekil koşullarına uymakla yükümlü oldukları kanaatindedir.  Başvurucular, AYM’nin kendi usuli kurallarının yorumundaki bir hatanın varlığından şikâyetçidirler. AİHM, iç hukukun yorumlanmasının ve uygulanmasının başta ulusal makamlara, özellikle mahkemelere, düştüğünü belirtmiştir.

AİHM, başvurucuların tespit edilen eksiklikleri öngörülen sürede tamamlamamış olmaları nedeniyle başvuruyu reddeden AYM’nin kararında keyfilik veya mantıksızlık görmemiştir.

AİHM, başvurucuların bütün iç hukuk yollarını tüketmediklerini tespit ederek başvuruyu kabul edilemez bulmuştur.

AİHM, Uludere olayı ile ilgili Encü vd./Türkiye bireysel başvurusunda (B.No: 49976/16, 10/4//2018) AYM önündeki bireysel başvuruda eksiklikleri süresinde tamamlamayan başvurucuların başvurusunun reddedilmesinde bir sorun görmedi.